Peygamber (as), Kur’an’ın emrine uyularak sünnetine uyulmasını istemiştir. Çünkü kendisine uyulmasını Allah emretmiş, Allah O’nu örnek göstermiş, O’na emir ve yasak koyma yetkisi vermiştir.
Bu konudaki bazı hadisleri şöyle zikredebiliriz:
- “Bir zaman gelecek, günaha girmeden yaşamak zor olacak öyle ki, adam yalan söyleyecek ve yeminde edecek. Böyle bir zamanda kaçın. Oradakiler: “Nereye kaçalım” dedi. Allah Rasûlü şu cevabı verdi: “Allah’ın kitabına ve peygamberinin sünnetine kaçın.””
(Ramuz el-Ehadis: 504/6)
“Öyle bir zaman gelecek ki, ümmetimin ihtilafı sırasında benim sünnetime tutunan, elinde ateş tutan kimse gibi olacaktır.” (Age: 502/10)
- “Sünnetime yapışan kimse, cennete girer.” (Siret Ansiklopedisi: 6/79)
- “Bana itaat eden Allah’a itaat etmiş olur. Bana isyan edende Allah’a isyan etmiş olur.” (İ, Canan Hadis Ans: 16/457)
- “Bütün ümmetim cennete girecektir. Yalnız istemeyenler müstesna”
Kim istemez ya Rasûlüllah! denilince:
- “Bana itaat eden cennete girer. Bana uymayanda cenneti istememiş demektir.” buyurur.
(Riyaz üs-Salihın: 158)
- “Ortalığın ahlakı bozulduğu bir zamanda benim sünnetimle amel eden, sünnetimden ayrılmayan kimseye yüz şehit sevabı vardır.” (A. Hamdi Akseki, İslâm: 32)
Bu hadislere göre inandım diyen bir kimse, peygamberine uyacaktır. Uymazsa şefaatinden mahrum olacak ve cennete girmeyecektir.
Peygamber (as) ın ifadesiyle: “Sözlerin en güzeli Allah’ın kelamı, yolların en güzeli Muhammed (as) ın yoludur.” (Buhari, Edep: 122)
Yunus Emre:
- “Araya araya bulsam izini,
İzinin tozuna sürsem yüzümü,
Hakk nasip eylese görsem yüzünü, Ya Muhammed canım arzular seni.”
Derken, N. Fazıl’da:
- “Müjdecim, kurtarıcım, efendim, peygamberim,
Sana uymayan ölçü, hayat olsa teperim.” demiştir.
Cenab-ı Allah O’nu bize en güzel örnek olarak göndermiştir. (Ahzab: 21) O’nu örnek alan, O’na uyan yapılacak şeylerin en doğrusunu yapmış ve Allah’a da bu yolla yaklaşmış olur.