Şeytanın dostları, ona uyup şeytani işler peşinde koşanlardır.
İnanıyorum deyip de ınancına yaşamayanları pek sever.
Kur'an'da:
"Biz şeytanı, inanmayanların dostları kıldık. "
Buyurulur. (A'raf 27)
Bir ayette de:
"Kullarımın üzerinde şeytanın hakimiyeti yoktur." (Hac Suresi:2) buyurularak inananlardan hoşlanmadığı bildirilmiştir. Onun görevi; inancı zayıf, ameli noksan ve inanmayanlara tuzak kurup sapıtmaktır. Allah'a isyan ettirir. Evlilerin arasına şüphe sokar. Günahı, haramı güzel gösterir, boş şeylerle meşgul eder ve ibadetten alıkoyar, "Daha gençsin, sonra yaparsın. " Der, harama kılıf uydurur. Namazda aklına bir sürü şeyler getirir. Ne kadar çirkin şey varsa güzel görünür, aklına getirir. (Hıcır: 39
Şeytan, insanın aklına hep kötü şeyler getirir. Bazı yanlış iş yapanlar "Beni şeytan aldattı der. Aldatan şeytan değil, insanın kendisidir.
Şeytan tuzak kurarken şu taktiği kullanır. İnsana günah işleteceği zaman onu süsler, güzel gösterir ve der ki: "Allah'zn affı bol, tövbe edersin, affeder. " Böyle kandırıp günah işletir.
Kur'an'da:
"Ey ademoğulları! 'Şeytana tapmayın Çünkü o; sizin, apaçık düşmanınızdır.' demedim mi? (Yasin:60) buyurul-muştur.