Kur'an en büyük mucizedir. Şimdiye kadar ona benzer, onun gibi bir eser görülmemiştir. Ona Nazire yazanlar aciz kalmıştır. Bugün onun benzeri bir eser ortaya çıkmamıştır. 15 asırdan beri hiç değişmemesi onun mucizeliğinin ispatıdır.
Kur'an'ın sadece metni mucıze değil, manası da mucizedir.
Dünyanın neresinde olursan olsun Kur'anlar arasında zerre miktarı bir fark yoktur. Kıyamete kadar hükmü geçerlidir. Bu da ayrı bir mucizedir.
Kur'an'da geçmişinde geleceğin de bilgisi vardır.
Mesela;
"Gökyüzüne yükseldikçe oksijenin azaldığı" En'am:
125. ayetinde haber verilmektedir.
"İki denizin birbirine karışmadığı " haberini araş-tıranlar orada görülmeyen bir perdenin varlığına şahitlik etmişlerdir. Akdeniz'e Atlas Okyanusu'ndan suyu birbiri-ne karışmamaktadır. (Rahman Suresi: 19-20 / Furkan: 53)
Nemrudun İbrahim Peygamberi "Ateşe attığı, ateşin yakmadığı " (Enbiya: 58-69)
Yak:up peygamberin Yusuftan "Gömleğini yüzüne sürmesi ile kör olan gözünün açılması" (Yusuf 92-96)
Musa Peygamber'in "Asasının yılan haline gelmesi ve büyücülerin büyülerini yutması" (Ta-ha: 17-21)
Süleyman Peygamber'in "kuşla konuşması" (Nemh: 27-28)
Kur'an da gelecekten de haber vermiştir. Hiçbir buluş onu yalanlamamıştır.
Rüzgarın aşılayıcı ve yağmur bulutlarını taşıyıcı olması için gönderilmesi (Hıcr: 22) Bunlar sadece birkaç örnektir.
Kur'an'ı okuyan, inceleyen ve araştıran birçok yazar sanatçı ve bilim adamı Kur'an'ın hakikatine teslim olmuştur. Müslüman olduktan sonra da: "İslam'da Hayat buldum." diyerek hayranlıklarının gizleyememişlerdir.