İbadet sayılan bir şeyi Allah'la başkaları arasında bölüştürmek, Allah'a ortak kılmak, ona da buna da Allah'a da demek asla doğru değildir.
Bir şey ya Allah içindir ya da başka bir şey içindir. Hem Allah için hem de başka bir şey için olursa Allah için olmaz.
Savaşta Kuzman adlı bir sahabi şehit oluyor. Allah resulüne:
"Kuzman şehit oldu ya Resulellah. " diyorlar.
Peygamber (as):
"Hayır, Kuzman Şehit olmadı. O Kahraman desinler diye savaşıyordu. " Cevabını verir.
Bir şey Allah içinse başka bir şey için olmaz. Başka bir şey içinse Allah için olmaz.
Bir gün bir sahabi peygamber (as)a soruyor:
"Ya Rasulallah! Malımı Şöhret için ihtiyaç sahiplerine versem Allah bana sevap verir mi?"
Peygamber (as)
"Hayır, vermez" der.
O kişi tekrar sorar:
"Hem Allah için hem Şöhret için versem" Der
Allah resulü şu cevabı verir:
"Allah Yalnız kendi rızası için olanı kabul eder. "
Peygamber (as) zamanında bazı Müslüman olmayan Araplar Allah'a inanıyordu. Ama putlara da tapıyorlardı. Onlardan bir şeyler bekliyorlardı. Bunun için şirk koşmuş o1uyorlardı.
Bir sahabe peygamber (as)a soruyor:
"Ya Resulellah bana öyle bir şey söyle ki hem bana sevap kazandırsın hem başkalarına da sevap kazandırırsın hem de Allah rızası için olsun" deyince,
Allah resulü:
"Allah ancak kendi rızası için olan işleri kabul eder. " Buyurmuştur.
Bunun üzerine Zümer Suresi 2 ve 3 ayetleri nazil olmuştur. Bu ayetlerde ne diyor Rabbimiz:
"Habibim, Sen dini Allah'a has kılarak kulluk et." "Dikkat et halis din ancak Allah'ındır. "
Öyleyse şunun için, şunun için hassaten Allah için dememek lazım.
Mehmet Zahid Kotku Hazretleri ilk Akait kitabı yazanlardandır. Ana baba hakları adlı kitabında bu konuyu değinmiş "Şirk olur" demiştir.