Ecel değişmez. Kimse nerede, ne zaman ve nasıl öleceğini bilemez. (Lokman: 34)
Her insan eceliyle ölür. "Şöyle olsaydı ölmezdi, falanca kurtarırdı. " gibi ifadeler yanlıştır.
Ecel gelince ne bir saniye öne alınır ne de bir saniye ertelenir. (A'raf: 34 / Nahl: 61 / MünafikCın: 11)
"Falan erken öldü, daha gençti." denemez.
Hiç kimse kimseye ömrünü veremez, kimse kimseden ömür alamaz.
Bir kazada veya hastalıkta ölmeyen kimsenin eceli gelmemiştir; bu yüzden ölmemiştir. "Ölümden kurtuldu." demek doğru değildir. "Falan doktor beni kurtardı."
demek de doğru olmaz. Doktor bir vasıtadır; kurtaran Cenab-ı Allah'tır.
İnsanın ölümü de hayatı da Allah'ın iznine bağlıdır.
(AJ-i İmran: 145)
Ömrün uzaması, hayat süresinin uzaması değil; mutlu, huzurlu ve bereketli yaşamak demektir.
Allah herkes için bir ömür tayin etmiştir. Herkes tayin edilen ömür kadar yaşar.
Ölümün şekli ve zamanı önemli değildir. Bazısı sıkıntılı, bazısı aile içinde, bazısı mübarek bir gün ve saatte, bazısı seccade üzerinde ölür. Ölüm gelmiştir; bu konularda iyi ya da kötü yorum yapmak doğru değildir. Ecel gelince Allah onu teslim almıştır.