Nasıl herkesin koruyucu meleği varsa, peşinde ondan ayrılmayan birde şeytanı vardır.
Onu aldatmak, yanıltmak ve saptırmak için sağında, solunda, önünde, arkasında dolaşır durur.
Bu durumu Allah Rasülü şöyle ifade etmiştir :
-“Kocası gurbette olan yabancı kadınların yanına girmeyin. Zira şeytan herbirinizin içinde, vücudunuzda kanın dolaştığı gibi dolaşır.
-Sende de mi dolaşır ya Rasûlüllah? Denilince :
-Bende de dolaşır. Ancak Allah bana yardım etti de şeytanım müslüman oldu cevabını verir. (Tirmizi Radâ: 17).
Birgün Hz. Aişe (ra) peygamberi her kadın gibi kıskanır.
Peygamber ona:
-Kıskandın mı? Der. Oda :
-Evet cevabını verir. Hz. Peygamber:
-Sana yine şeytanın gelmiş olmalı der. Hz. Aişe :
-Benim şeytanım mı var? Deyince, Peygamber (AS) :
-Şeytanı olmayan yok der. Bu defa Hz. Aişe (ra):
-Senin de var mı? Diye sorunca peygamber:
-Evet. Ancak Allah’ın yardımı ile benimki benden vazgeçti der. (Prof. Dr. İ. Canan, K. Sitte: 12/103).
Demek ki şeytan çok yakınımızda ve herzaman bizimle. Böyle olunca çok uyanık ve çok dikkatli olmalıyız. Ona asla fırsat vermemeliyiz.