ZİNAYI ÖNLEMEK İÇİN İSLÂM HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALMIŞTIR

            İslâm, birşeyi yasaklarken ona giden yolları da yasaklamıştır. Zina birden bire oluveren bir olay değildir. Bu konuda dinimiz :

1.BAKMAYI YASAKLAMIŞTIR :

Hz. Peygamber şöyle bildirmiştir :

            -“Kulakların zinası dinlemek, dilin zinası konuşmak, nefsin zinası arzulamaktır. Gözlerin zinası bakmaktır” (Buhari 7/130)

            Göz haramdan korunmazsa, kalp kötülükten korunamaz. Kalp kötü düşünürse, günah işler. Çünkü; büyük yangınlar, küçük kıvılcımlardan meydana gelir. Bakmak, cinsel duyguları harekete geçirir.

            Görmekle, bakmak farklı şeylerdir.İslâm’da bakışa bakış eklenmez. Görmekte günah yoktur. Peygamber : “Görmekte günah yoktur, başını hemen çevir” der.

            Nur 30. ayete göre mü’min erkekler mü’min kadınlar gözlerini harama bakmaktan sakındıracaklar ve iffetlerini koruyacaklardır.

            Evlilik maksadıyla konuşmakta, görmekte, günlük işlerimizde, alışverişlerde yüzün görünmesi ve bakılmasında günah yoktur.

            Hz. Peygamber şöyle der :

            1.-“Her göz zina eder (Namahreme bakan) bir kadında kokular sürünüp bir topluluğa uğrarsa oda zâniyedir” (Ramuz : 341/6)

            2.-“İki göz zina eder, iki el zina eder, iki ayak da zina eder, ferç de zina eder” (Ramuz

224/10)

            3.-“Bakmak, iblisin zehirli oklarından bir oktur” (K. Sitte 2/212)

            4.-Hz. İsa’nın: “Gözünü kapadığın müddetçe fercin zina etmez” dediği nakledilir. (K.

Sitte 2/213)

            Kur’an’da karşı cinsle göz göze gelindiğinde gözlerin öne eğilmesi istenmiştir. (Nur

30-31)

            Hz. Peygamber : “Bir erkek, kadının güzelliklerine gözü takılınca bakışlarını aşağı eğerse Allah ona tatlılığını kalbinde duyacağı bir kulluğu nasip eder” müjdesini vermiştir.

            Kutsi hadisde de : “Kadına kasıtlı bakış iblisin zehirli oklarından bir oktur” uyarısı yapılmıştır.

            Hz. Peygamber : “Gözlerin zinası harama bakmaktır” der. (Prof. Dr. Hamdi Döndüren Aile İlmihali : 67)

            Bir genç kadın, peygambere soru soruyordu. Fadl B. Abbas’da dikkatlice kadına bakıyordu, peygamber onun başını eliyle çevirdi.

Hz. Peygamber : “Yol kenarında oturmayın” diyor. Oralarda işimizi görüyoruz denince, yolun hakkını verin” diyor. Yolun hakkı nedir? Denince “Gözleri harama bakmaktan sakındırmaktır” cevabını veriyor. (Age :67)

            Kadında, erkeğe şehvetle bakmadığı gibi, baktırmayacaktır. Hz. Peygamber : “ Bir kadın koku sürünerek dışarı çıkar ve kokuyu insanlara ulaştırırsa zinaya bir adım atmış olur” demiş.

            Peygamber, koku sürünerek kadının camiye bile gitmesini istememiştir. (Age : 58)

            Şöyle anlatırlar :

            Ağustos sıcağında yayladan mendiline kar koyarak şehre inen dervişin gözü şehirde kadınlara takılınca karlar eriyip damlamaya başlamıştır. Günahsız kalmak zordur… Allah’ın sevdiği kul olarak kalmakta zordur.

            Unutmayalım Rabbım bize verdiği hiçbir organı, hiçbir nimeti ve hiçbir fırsatı kötüye kullanmamızı istemez.

            Mü’min 19: “Allah, gözlerin hain bakışını ve kalplerin gizlediğini bilir.”

            Gözüne sahip olmayan, gönlüne sahip olamaz, kafası hep karışık olur, erken bunama olur, hafıza zayıf olur, gözünün nuru gider, yüzün şekli değişir.

2-DOKUNMAK YASAKTIR

            Hz. Peygamber : “Birinin başının demirden bir şişle dürtülmesi, onun için namahrem bir kadına dokunmasından daha hayırlıdır” (Bekir Topaloğlu İslâm’da Kadın : 185) demiştir.

            El tutmamak taassup değildir. İnançlara saygılı olmak, medeni insanların işidir.

            Birde öpüşme âdeti var ki, bu da ne inancımızda ne de örf adetlerimizde vardır…

            Bakılması haram olan yere dokunmak, dokunmanın haram olduğu yere bakmak da haramdır.

            Bir insan sözlüde olsa, nişanlıda olsa dikkat etmelidir. Söz ve nişan nikah yerine geçmez. Tanımak, arkadaş olmak günahı meşrulaştırmaz. İllâ tokalaşıp, öpüşüp günaha girmeyi gerektirmez.

            3.BERABER OLMAK YASAKTIR

            İslâm’da karışık oturup kalkmalara, arkadaşlıklara, iş hayatında yalnız ortamlarda çalışmaya, gizli dostluklara sınır getirilmiştir.

Hz. Peygamber, âmâ olan ümmü Mektubumun oğlu ile eve gelir, hanımından perde arkasına çekilmesini ister. Hanımı:  

            -O âmâdır, kördür beni görmez deyince peygamber :

            -Sende mi körsün? demiştir.

            Bir kadının kaynı ile beraberliğine “ölümdür” cevabını vermiştir. (R. Salihın 3/1659)             “Sakın bir erkek yanında mahremi olmadan yabancı bir kadınla yalnız kalmasın. Çünkü üçüncüsü şeytan olur” (K. Sitte 9/467) buyurmuştur.

            -Mânevi babalık, ağabeylik, ablalık olmaz.

            -Ders alma, kurs verme hallerinde nice utanç verici olaylar olmuştur.

            -Aynı odadaki uygun olmayan işyerlerinde nice yuvalar yıkılmıştır.

            4. DİNLEMEK :

            Ses zinaya basamak olabilir. Kötü şeyler akla getirebilir. Konuşmak, aradaki mesafeyi kapatır.

            Bir kadın bugünkü ortamda, iş hayatında karşı cinsle konuşurken şu hususlara dikkat etmelidir.

            -Bakışlar kontrol altında tutulmalıdır. Zira Allah “gözlerini haramdan sakındırsınlar” diyor (Nur :31)

            -Giyimlerine dikkat etmelidir.

            -Ölçülü konuşmalıdır. Allah:”Yabancı erkeklerle çekici bir eda ile konuşmayın. Sonra kalbinde hastalık bulunan kimseler ümide kapılır.” (Ahzap :32) buyuruyor.

            -Edep, ciddilik, ağır başlılık ve utanma duygusu ile davranılmalıdır. Sırıtmak, yılışmak karşı tarafı ümitlendirir.

            -Yalnız kalınmamalıdır, fitneye yol açacak hallerden uzak durulmalıdır.

            -Karşılaşınca ve ayrılırken sarılıp, öpüşülüp, tokalaşılmamalıdır. Bu haller mesafeyi daraltır.

            5.FLÖRT ETMEK

6.MÜSTEHCEN söz, giyim, resim ve görüntü müstehcen olursa, arzu edilmeyen bir çok şeyin önüne geçilemez. Pişman olacağımız şeyler olur.

            Nur 19 : “İnananlar arasında çirkin şeylerin yayılmasını arzulayan kimseler için dünayada da, ahirette de çetin bir ceza vardır…” buyrulmuştur.

            Küçük görülen bazı günahlar, büyük günahlara götürür. Çünkü; hiçbir günah işlendiği yerde, işlendiği hali ile kalmaz.

0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir