ZİNANIN SEBEPLERİ

            Zina, kendiliğinden olan bir iş değildir. Zinanın öncesi vardır. Zinaya götüren sebepler vardır. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz.

            1.Herşeyden önce bütün kirliliklerin sebebi ruh kirliliğidir. Ruhu kirletende, mâneviyat yokluğudur. Maneviyat olmayınca zinayı körükleyen sebepler ortaya çıkmaktadır. Fakirlik, yokluk gibi sebepler iddia edildiği gibi ön plânda değil en arkalardadır. Ön planda inançsızlık vardır.

            Hz. Peygamber : “Öyle bir zaman gelecek ki, öyle insanlar olacak ki, zinayı, erkeklere ipeği, içkiyi, çalgıyı helâl sayacaklar” diyor. (Buhari 6/243) Yani mübah sayma, normal görme ve nefsi tavizler insanı günaha götürür.             2.İnsanımız ne yazık ki, ağır baskılar altındadır. Her şey insanımızın aleyhinedir.

“Sende böyle ol”, “Sende böyle yap” veya “Böyle yapamazsın” şeklinde ağır baskılar vardır.

            Dillerde de “O eskidendi”, “Kaçıncı asırdayız” ifadeleri, dini hayat yaşamak isteyene “Olmaz”. Bir sürü engel… Diğer yandan bekâretle alay, zinanın suç olmaktan çıkarılması, flörte, nikâhsız yaşamaya teşvik, bazı çaresiz insanların fuhuş mafyasına kaptırılması ve devletin acizliği. Korumasız çocukların kötü sonu, kadının cinsellik aracı yapılması, dişiliğin ön planda olması ve iki cins arasındaki sınırların kalkması gibi nedenler fuhuşun yayılmasına neden oluyor.

            3.Müstehcenlik   

            Bugün sahiller, sıcak mevsimlerde sokaklar, kırlar, balkonlar sere serpe… Ekranlar, dergiler, gazetelerde örtülecek bir yer kalmamış. Cinsellik reklâm aracı. Her türlü seks filmleri serbest. Evlerin başköşesine TV kurulmuş lâğım kanalı gibi evin içine müstehcenlik akıtıyor. Özelliklede aynı, devletin televizyonuda aynı. Devlet alternatif olması gerekmezmiydi.

İnsanımız, müstehcenlik kıskacında. Giyim müstehcen, söz müstehcen, resim müstehcen, yazı müstehcen, görüntü müstehcen. Nereye böyle? Allah soruyor :

            Fe eyne tezhebün : Nereye gidiyorsunuz? Evet nereye gidiyoruz.

            Şu anda Peygamber çıksa gelse seni tanıyabilir mi? Kıyamet günü seni tanır, şefaat edebilir mi?

            Müstehcenlik, gözümüzün, yüzümüzün nurunu aldıysa, Peygamber nereden tanıyacak?

            Peygamber, Esma’dan yüz çevirmiş bizden çevirmez mi?…

            4.Açıklık

            Tarihte insanlar medenileştikçe örtünmüşlerdir. Medeniyet, kadının çıplak vücudundan doğmamıştır. Yani açıklık, medenilik değildir.

            Açınmak hürriyet de değildir. Çünkü; ahlâka zarar veren davranış hürriyet olamaz.

            Bugün psikologlara göre teşhircilik, toplumu rahatsız eder duruma gelmiştir.

            Avrupa’da tecavüz ve tacizleri önlemek için mayo ile dolaşmak, iç çamaşır giymemek yasaklanmıştır.

            İnsanı gıdıklarsanız güler, tahrik ederseniz, nefsi şaha kalkar. Araştırmacılara göre; son zamanlardaki kirlilik, tecavüz olaylarını arttırmıştır.

            Amerika’da her 6 saniyede bir kadının tecavüz edildiği, sebebininde kadınların serbest giyimi ve davranışları olduğu açıklanmıştır.

            Açıklık tahrik eder, kendisinin de zarar görmesine neden olur.

            İzmir’de Kemeraltı’nda bir genç, bir bayanı öpmüş, mahkemede kendime hakim olamadım demişti.

            Kayseri’de bir genç, bir bayana laf atmış, mahkemede beni tahrik etti, o günkü kıyafetiyle gelsin demiş, sonraki duruşmada kadını o haliyle gören hakim :”Kızım ben sana nediyeyeyim şimdi” demiştir.

            25.05.1980’de sıcaklar bastırınca İngiliz Polisi, genç kızları açık saçık giyinerek erkekleri tahrik etmeleri konusunda uyarmıştır. Bu uyarıya uymayıp tecavüze uğrayanlar için mahkemede tahrik unsuru arayacağını ilân etmişlerdir.

            Örtü, kadını korur. Kabuğun meyvayı koruduğu, zarfın mektubu koruduğu gibi korur.

            Açıklık, satılık mal gibi teşhirciliktir.

            Örtünme, Allah’ımızın emridir. Bu emirde, kadını korumaya yönelik bir emirdir.

Ahzab 33. kadınlara : “Evlerinizde oturun. Cahiliye devrindeki gibi açılıp saçılmayın” ikazı yapılmıştır.

            Hz. Peygamber : “Utanmıyorsan dilediğini yap”, “Haya hayır getirir”, “Haya imandandır” buyurur. Evet haya, insan için en gerekli şeydir. Çünkü hayasızlık, insanı hayvanlaştırır, sosyal felâketlere sebep olur. Sosyal yapıyı bozar, aileyi yıkar.

            Cenab-ı Allah şöyle uyarıyor :

            Ahzab Sûresi 32 : “Ey kadınlar! Çekici bir edâ ile konuşmayın sonra kalbinde hastalık bulunan kimse, ümide kapılır” Açıklık ümit verir, tahrik eder, baktırır laf attırır…

            5.Cinsel Özgürlük

            Cinselliği hürriyet açısından ele alanlar, iyi niyetli kimseler değildir.

            Bazı şeyler, hürriyeti kısıtlayıcı gibi görünsede insanın faydasınadır. Bizim çocukları korumak için sınır koymamız gibi, Cenab-ı Allah’da kullarını korumak için sınır koymuştur.

            Zinada hürriyet, özgürlük olmaz. İnsan ve toplum bundan zarar görür.

            İnsanına cinsel serbestlik tanıyan Danimarka gibi bazı ülkelerde iffet, bekâret, ardından da aile yok olmuştur.

            6.Flört

            Flört, iyi niyetli arkadaşlık değildir. Tuzaktır, nicelerini fuhuş tuzağına düşürmüştür.

            Flört, nikâhsız hayattır.

            Tanımak için, illâ flört gerekmez. Çünkü çoğu flört evliliğe götürmez. Neden? Flört yapanları evlilik sıkar. Eski arkadaşlıkları unutamaz.

            Ayrıca flört yapan bazı kimseler, suçluluk hisseder, içine kapanır gider. Bunalıma düşer.

            Flört, metres hayatıdır. Bakın sanatçı geçirenlere…

            Rabbimiz Mâide Sûresi 5.de gizli dostlar tutulmaması ve zina edilmemesini emrediyor.

            Nisâ 25. ayettede gizli dostlar tutulmaması, zina edilmemesi isteniyor.

            7.Dans

            Dansın temelinde tahrik vardır. Dans yapıldığı yerde kalmaz. İnsanda nefis varsa, hadım değilse, nefsinin uyanmaması mümkün değildir.

            Freud : “Dans, cinsi arzuların tabii ifadesidir” der.

J.J. Ruso : “Dans, şeytanın icadıdır. Şeytan bu yolla insanların arasına girer, yaptırdığı cilvelerle onları tahrik eder” der.

            Tolstoy : “Dans, genç ruhları şehvetle tutuşturan bir azdırıcıdır. Kızımın bir delikanlının göğsü üzerinde, teni tenine karışmış, teri terine dokunur bir vaziyette, fırıl fırıl döndüğünü gördüğüm zaman, şöyle haykırasım geliyor.

            -Çapkın, bırak kızımı. Çünkü ona hangi niyetle saldırıldığını biliyorum.”

            Dans tuzaktır, fuhşa götüren bir tuzaktır.

            8.İçki

            Cenab-ı Allah, aklı baştan alan, keyif veren, uyuşturan, insanın aklını başından alan herşeyi yasaklamıştır.

            Alkol, Kur’an’ın ifadesiyle şeytan işi pisliktir. İnsana pis ve mahçup olacağı işler yaptırır.

            Nice kötülüğün ardında alkol vardır…

            Allah Rasûlü : “İçki kötülüklerin anasıdır” demiştir.

            İçip içip küçük çocuğa, yatalak nineye tecavüz edenler vardır. Karakolda, mahkemede “Sarhoştum, bilmiyorum” şeklinde ifade vermektedirler.

            Kendi kızına, yeğenine, kız kardeşine hatta anasına tecavüze yeltenenler, tecavüz edenler olmaktadır. Ayılınca da mahçubiyet ve pişmanlık.

            Abdulhamid Han Hazretleri’nin hatıralarında okumuştum. Adam içiyor içiyor, evde anasına saldırıyor. Abdulhamid sarayda iken mânen aldığı “imdat!” çağrısına koşuyor. Arabacısını kapıda bekletip eve girip çıkıyor. Arabacıda aynı gün o kapıdan cenaze çıktığını görünce meseleyi anlıyor.  

            İçki, aklı baştan alır. Akıl gidince nefis ayağa kalkar yani alkol, fuhşu körükler.

            9.Moda

            Moda, insanları esir alan bir çılgınlıktır.

            Moda, özentidir. Kimliksizliğin kişiliksizliğin ifadesidir. Siyonizmin talimatları arasına :        

            “Hudutsuz lüks baş döndürücü modalar icadedilmeli çılgınca sarfiyatı teşvik etmeli” denilmektedir.

            Modaya teslim olmuş insan, yanlış düşünür, yanlış şeyler yapar ve yanlış bir görünüm sergiler, yanlış mesajlar verir. Bazıları da modayı takip edebilmek için kendini satar.            10.Medya

Medya, sanat diyor, yarışma diyor, turizm diyor, plaj diyor hep fuhuş sergiliyor ve fuhşu körüklüyor. Herşey normal gösterilerek, kötü niyetli insanlara cesaret veriliyor.             TV’lerde, yazılı basında fuhşun yayılması hedeflenip, propaganda yapılıyor. Gençliğe ruh sağlığını bozacak şekilde etki yapılıyor. Küçücük çocuklar olumsuz yönde etkileniyor. Tecavüz ve saldırılar artıyor veya çocuklar aralarında cinsellik konuşuyor, hatta tatbik yolları arıyor.

            Bugün medyanın verdiği mesajlar iyi değildir. Sunulan örneklerde iyi değildir. Çocuk bile insani yönünü kaybediyor, feleği şaşırıyor…

            Ankara’da küçük kızları aldatıp tecavüz eden genç: “Beni sapık yapan televizyondaki müstehcen filmlerdir” demiştir.

            Bu konuda çok şey söylemeye gerek yok…

            11.Fuhuş Mafyası

            Bir de fuhuş ticaretinin yapılması, bu yolla birilerinin para kazanması, fuhşun yayılmasına neden olmaktadır.

            Burada şunu da açıkça ifade edelim ki, fuhuş yolunda kazanılan para haramdır. Bu yolla harcanan parada haramdır.

            Zina suçtur. Zina suçu işlemek kadar işlenmesine de sebep olmak aynı suçtur. Ortam hazırlamak da suçtur. Birilerini tuzağa düşürmek de suçtur. Sebep olmak da suçtur, teşvik etmek de suçtur.

            Allah:”Başkalarının iffetine dokunmayın ki, kendi hanımlarınız iffetli kalsın” der.             Bu dünya etme bulma dünyasıdır. Başkalarının iffetini, namusunu kirletenlerin çocukları, hanımları veya en yakınları aynı şekilde kirlenmiş veya kirletilmişlerdir.

0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir