ZİNANIN SEBEP OLDUĞU HASTALIKLAR

            Hz. Peygamber : “Bir toplumda zina ve fuhuş açıktan yapılırsa, o toplumda tâun (vebâ) hastalığı ve daha önce görülmeyen hastalıklar çıkar, yayılır” der. (İbni Mâce Fiten

10/4019)

            Zina, sosyal felâketlerin sebebidir.

            Zina, alkol, uyuşturucuyu davet eder.

            Zina, ölüm getirir, cinayetlere sebep olur.

            Zina, insanın akli dengesini bozar, cinnet, delilik hallerine sebep olur.

           Zina, bel soğukluğu, frengi hastalıklarına yol açar, en önemlisi de AIDS’i davet eder.

Zina yapan, kendini suçlu hisseder, bilinecek duyulacak korkusu çeker, ruhen, bedenen çöker.

            Zina mahsülü çocuklar, ya sakat doğar ya geri zekâlı olur, ya da ahlâken kötü kimseler olur. Atalarımızın : “sütü, sümüğü bozuk” demesi boşuna değildir.

            Zina yapanların yüzündeki nur gider, cildi lekelenir, ileri yaşlarda akılları gider, çıldırarak veya zor ölümle ölürler.

            Hz. Peygamber (SAV) :

            “Utanmıyorsan dilediğini yap” buyurmuştur. Zina eden insanda ar, haya ve utanma duygusu iflas eder. Utanmaz. Utanmadığı için kınanır, seveni olmaz, yakınları bile ondan uzaklaşır.

            Bir husus da zina eden insan, “imanlı olarak zina etmez” diyor peygamberimiz. Bir de bu hal üzerine ölecek olursa en büyük zarar, en büyük felâket işte budur.

            Zina, yuva yıkar, yapan iki tarafı da rezil eder.             En korkuncu, “kara ölüm”, “kara belâ” denilen AIDS dünyayı tehtit ediyor. BM.

Tarafından yapılan istatistiğe göre ünde on binlerce insan AIDS’e yakalanıyor, binlerce kişi de AIDS’ten ölüyor.

            25.11.1998 Zamanın açıklamasına göre; “dakikada 11 kişi AIDS oluyor”

            Bu arakmlar fuhşun cezasıdır. İlâhi ikazdır.

ÇARE NEDİR?

            Bu hastalık, maneviyatsızlığın sebep olduğu bir hastalıktır.

            Çare;

-Fuhuştan, fuhuş yapanlardan uzak durmak,

            -Eşi ile yetinmek,

            -Önüne gelenle öpüşmemek,

            -Flört etmemek,

            Çare; fuhşu fuhşa götüren yolları yasaklayan İSLÂM’dır. Müslümanca yaşamaktır.

            Çare; Sağlam bir evlilik hayatıdır. Namuslu insanla evlenmektir. Haramı, helâli, günahı, sevabı bilenle evlenmektir.

           Çare; Adam gibi namuslu yaşamaktır.

Çare; Bekârları evlendirmek, evlileri de korumak kollamaktır. Ahlâk, maneviyat aşılamaktır.

            Çare; ibadetlerdir. Ankebut 45: “Namaz, fuhuştan, hayasızlıktan ve kötülüklerden alıkor” buyurmuş Rabbim.

            Çare; Bu pisliğe bulaşanlar için pişmanlık, hemen tevbe ve kesin olarak terktir. Zina edenlerden ders almalıdır.

            Hz. Peygamber, bulaşıcı hastalıklara karantina uygulamıştır. Bulaşmaması için oraya yaklaşmayın, hastalarla ilişki kurmayın demiştir.

            Cenab-ı Allah : “Öyle bir fitneden sakının ki, o içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz (hepinizi perişan eder) (Erfal : 25) buyurmuştur.

            Bu ayete göre hepimiz, perişan olmamak için yüce dinimizin yasakladığı zinadan kaçınmak ve kaçındırmak zorundayız. Yoksa toptan ceza görürüz.

            Cenab-ı Allah tarihte fuhşu affetmemiş, daha dünyada iken cezalandırmıştır.

            Zinanın önlenmesi, tecavüz olaylarının bitmesi için bazıları genelevi çare olarak gösteriyor.

GENELEV ÇARE Mİ?

            -İnsan, yeryüzünün en şerefli varlığıdır, metâ değildir. Bir mal gibi kiralanamaz, alınıp satılamaz. Değilse insan alçaltılmış olur.

            -Bütün dinlerde, kanunlarda zina yasaktır.

            -Bazılarının iddia ettiği gibi genelev sokakları temizlemez, fuhşu önlemez. Aksine daha çok fuhşu körükler, fuhşu meşrulaştırır, kolaylaştırır, devamlı o kötülük kapısını açık tutar.

            -Genel evler, hastalık evleridir.

            -Birçok aile yuvalarının yıkılmasına neden olmaktadır.

            -Genelevlerdeki ilişki de iki taraf için zinadır.

            -Fuhşa harcanan parada, fuhuş yolu ile kazanılan para da hayretmez, gayri meşru bir paradır.

KURTULUŞ YOK MU?

            Olmaz mı?, her günahtan, her pislikten kurtulma yolu vardır.

            Tevbe kapısı herkese açıktır.             Peygamber zamanında bir kadın “ben zina ettim” diyor pişman oluyor, terk ediyor.

Cenaze namazında peygamberimiz: “Her taraf meleklerle doluydu, ayak basacak yer yoktu” demiştir.

            Peygamberimiz bir hadislerinde : “Zinaya devam eden kimse putperest gibidir” demiştir. (Ramuz 236/16)

            Başka bir hadislerinde de:

            “Günahlarından dolayı tevbe eder günahsız gibi olur” buyurur.

            Cenab-ı Allah’da şöyle buyurur :

            “Allah’a dönülmeyecek tevbe edin”

            Allah’ın affı her zaman kulun günahından daha büyüktür. Pişman olup, günahı kesin olarak terk ederek tevbeden kurtulur.

DÜŞMAN OYUNUNA DİKKAT

            Unutmayalım, fuhuşta düşman oyunuda vardır. Bir milleti topla tüfekle belki yıkamazlar, ama ahlâksızlıkla, fuhuşla yıkarlar. Fuhuş nasıl yuvaları yıkıyorsa milletleri de yıkar.

            İhânet plânlarında :

            Madde 1 : “Aile hayatını yıkınız”

            Madde 2 : “Türkleri zinaya, ve diğer ahlâksızlıklara teşvik ediniz” denilerek talimat verilmiştir.

            Bugün her pislik, bize. Batının bataklığından, Amerika’nın çöplüğünden, siyonizmin sinsi plânlarından gelmiştir.

ÖZÜN ÖZÜ

            Bugüne kadar ahlâken çöken toplumlar helâk olmuş, zinanın girdiği aileler yıkılmış, çocukları acı çekmiş, eşler birbirini orakla, balta ile doğramış, bıçakla delik deşik etmiş; biri mezara, biri hapse boylarken çocuklar sokaklara düşmüştür.

            İffetsizlik yoluna düşen toplumlar, önce ar, haya duygularını kaybetmiş sonra da aile yuvalarını kaybetmişlerdir.

            Huzur arıyorsak, geleceğimizi düşünüyorsak, çocuklarımızı, ailemizi düşünüyorsak, asla zinayı düşünmememiz lâzım. Ve :

            -Dindar olmaya, dindar yaşamaya mecburuz.

            -Haram, helâli tanımak, günahı sevabı öğrenmek, genç nesle de öğretmek zorundayız.

            -Allah’ın koyduğu kurallara uyan, Allah’ın dinine göre yaşayan pişman olmaz, yüzü kızarmaz.

            Son günlerde neden herşey istediğimiz gibi olmuyor, neden insanımızda beklenen iyileşme ve düzelme olmuyor, dersiniz? Şunun için olmuyor:

            -Önce atalarımız : “Eline, beline,diline sahip ol” demiş.

            -İnsanımıza haram tatlı ve cazip geliyor.

            -İnsanımızın yediği haram içtiği haram.

            -Gençler isyankâr, “haram yiyenin haramı evladı oluyor”

            -İşlenen günahların üzerimizde etkileri olup, işimize düşüncemize,hayatımıza yansıyor, kalbimizi karartıyor.

            -Günahları yüzünden çoklarımız cezalandırılmış.

            -Bazılarımız Allah’ın has, halis kullarının yazıldığı defterden silinmiş, müslümana benzemiyor, müslüman gibi yaşamıyoruz. Nasıl düzgün olalım, nasıl işlerimiz düzgün olsun?

            Sonuç olarak, bir başka açıdan konuya dikkatinizi çekmek istiyorum.

            Kur’an’da zina edenlerin alçaltılmış olarak sürekli azap görecekleri bildirilmiştir. Ancak pişman olan zinayı terk edip Allah’a tevbe edenler hariçtir denmektedir.             Zina eden Mâiz’e Allah Rasûlü : Dokunmuş, öpmüş olmayasın” diye açık kapı bırakmış, infaz anında kaçmak istediğini duyunca da :”bıraksaydınız belki tevbe eder Allah’da af ederdi” demiştir. “Maiz helâk oldu” diyenlere : “Maiz öyle bir tevbe etti, Allah’ın hükmüne razı oldu ki, bu tevbe bir ümmete pay edilseydi yeterdi” demiştir.

            Yine zina suçunu ikrar eden Gamid’li kadının cenaze namazını bizzat peygamber kıldırmış, itiraz eden Hz. Ömer’e : “O öyle bir tevbe ettiki, Medine halkından yetmiş kişiye paylaştırılsa onlara yetecek tevbe etti” demiştir. (Aile İlmihali:117 H. Döndüren.)

            İslâm’ın dört şahit istemesi de düşündürücüdür. Bu duruma ancak fahişeler düşebilir.

            Buradan anlıyoruz ki, islâm’da iffet çok önemli. Namuslu kadına iftira atılmayacak, namus üzerine dedikodu yapılmayacaktır. Nur sûresinin 4. ayetinde namuslu kadına iftira atan kimse 80 değnek kurulması. Onların ebediyyen şahitliklerinin kabul edilmemesi emredilir. Ayrıca onlar fasık olarak nitelendirilir.

            Eğer kadına kocası iftira ederse, kadına boşanma hakkı tanınmıştır. Ashaptan biri hanımına zina isradında bulunmuş, isbat edememiş Nur sûresinin 6-9 ayetleri rezil olmuş ve yalancılardan sayılmış Allah’ın lâneti üzerine olsun denmiştir.

            Unutmayalım büyük günahlardan biri zina, biri de iffetli kimseye iftara etmektir.             Kur’an’da “Mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara yapmadıkları bir şeyden dolayı eziyet edenler, şüphesiz bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir” (Ahzab : 58) buyrulmuştur.

            Kur’an, bir de bizim bilmediğimiz şeylerin peşine düşmememizi emrediyor : (Hucürat : 12)de şöyle buyruluyor :             “Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir. Çok esirgeyicidir”

            Günahları, günah sahibininde, başkalarının da gizlemesi esastır. Bir günahı ifşa etmek onun yayılmasına neden olur. Bu da günahtır. Bir günahı anlatmak, işlemek kadar günahtır.

            Rabbim hepinize müslüman olarak yaşamak, müslümanlar olarak can vermek ve müslümanlar olarak haşrolmak nasip etsin.

            Rabbim hepinizi tevbe eden tevbesi kabul olan kimselerden etsin.

            Hepiniz, Allah’ın salih, Halis kullar defterine yazdığı kimselerden olun inşallah.

            Rabbim sizleri, bilhassa genç kardeşlerimi günahın, haramın her çeşidinden, bilhassa zina belâsından korusun inşallah.

            Allah’ın rahmeti, bereketi, ihsanı, ikramı ve selamı üzerinize olsun. Allah sizlerden razı olsun.

0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir