NE OLUNMAYACAK

  • Müslüman, ne olacağını ve ne olmaması gerektiğini çok iyi bilmelidir. Şöyle bir bakalım müslüman ne olmaması gerekiyor:  
  • Şu beş şeyi bilenden ol! Bir hadiste: “Beş şeyden evvel beş beşin kıymetini bil! Nedir onlar:
  • İhtiyarlamadan önce gençliğinin kıymetini bil.
  • Hastalanmadan evvel sağlığın kıymetini bil.
  • Meşguliyetten evvel boş vaktinin kıymetini bil.
  • Fakirlikten önce elindekinin kıymetini bil.
  • Ölmeden evvel hayatın kıymetini bil.”

            – Peygamber buyurur ki: “Beş şey, beş şeyin bedelidir:

  1. Faiz çoğaldığında afetler, depremler çoğalır.
  2. Zulüm artınca, kuraklık, kıtlık artar.
  3. Zina çoğalınca, ölümler çoğalır.
  4. Zekât verilmeyince, mal telef olur.
  5. Bazılarına devlet iyi davranmazsa, devlet onların eline geçer.”

            – Şu beş kişiden olma! Peygamberimiz: “Beş kişi cennete giremez:

  1. İyiliği başa kakan zavallılardan olma.
  2. Ana babaya isyan eden bedbahtlardan olma.
  3. İçkiye devam eden sarhoşlardan olma.
  4. Sihirbaz, büyücülerden olma.
  5. Laf taşıyanlardan olma.” (M.Z. Kotku, Cennet Yolları: 395)

            – Şu altı kimseden olma! Peygamberimiz: “Altı kişiye ben lânet ettim ve duası kabul olunan her peygamber de lânet etmiştir:

  1. Allah’ın kitabını tahrife yeltenenlerden olma.
  2. Allah’ın kaderini tanımayanlardan olma.
  3. Allah’ın haram kıldığını helâl sayanlardan olma.
  4. Allah’ın zelil kıldığını aziz, aziz kıldığını zelil kılan olma.
  5. Sünneti terk edenlerden olma.
  6. Gücü ile başkalarına musallat olup zulmeden olma.” (Büyük Hadis Külliyatı: 4/277)

            – Şu on aldanandan olma. Kimdir bunlar?

  1. Yaratıcının Allah olduğunu bilip de ona kulluk etmeyen,
  2. Rızık verenin Allah olduğunu bilip de şükretmeyen,  
  3. Dünyayı geçici bildiği halde ona bağlanan,
  4. Mirasçılar için mal biriktiren,  
  5. Ölümün gerçek olduğunu bilip, ona hazırlanmayan,
  6. Kabrin durak olduğunu bilip, hazırlanmayan,
  7. Kıyamete inanıp, kendini hazırlamayan,
  8. Sıratı bildiği halde düşmekten korkmayan,
  9. Cehennemi bilip, oradan ürpermeyen,  
  10. Cennete iyilerin gireceğini bilip, iyi olmayan aldanmıştır.

            – Pişman olanlardan olma: “Keşke az yeseydim, keşke az uyusaydım, keşke az konuşsaydım” diyen olma.

  • “Keşke ibadet etseydim, keşke namaz kılsaydım, keşke oruç tutsaydım, keşke zekât verseydim” diyen olma.
  • “Keşke her şeyin ölçüsü, menfaat ve dünya olmasaydı” deme.
  • “Keşke nefsime, şeytana uymasaydım” deme.
  • “Keşke peygambere, salih kimselere uysaydım, keşke Allah’ın rızasını gözetseydim diye pişman olanlardan olma.” Pişmanlık fayda vermez.

            Sevgili peygamberimiz şöyle der:  

  • “Ölüm anında Allah’tan alıkoyan şeyler gözünün önüne getirilir. O kişi şöyle der:

Ya Rabbi beni geri döndür de bu önem vermeyip terk ettiklerimi yapayım?” (Ramuz el-

Ehadis: 42/8)

  • “Kıyamet günü Allah, azabı en hafif olan cehennemliğe: “Dünya her şeyi ile senin olsaydı, şu azabdan kurtulmaya bedel, fidye olarak verir miydin?” Adam: “Evet” der. Ona: “Senden daha azı istenmişti.” (İ. Canan, Kutab-i Sitte, 14/223) denir.   
  • “Cehennemlik: “Keşke bu hayatım için bir şeyler yapıp gönderseydim!” der.” (Fecr suresi: 24)
  • “İnkârcı kıyamet günü: “Keşke toprak olsaydım” diyecek” (Nebe: 40)
  • O gün zalim kimse, pişmanlıktan ellerini ısırıp şöyle der: “Keşke peygamberlerle birlikte yol tutsaydım. Yazık bana keşke falancayı dost edinseydim. O beni Kur’an-dan, zikirden ve hakikatten saptırdı.” (Furkan: 27-29)
  • “O gün kişi, kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden, çocuklarından kaçar. O gün herkesin kendine yetip artacak bir derdi vardır. O gün bir takım yüzler parlak, güleç ve sevinçlidir. O gün bir takım yüzler de keder bürümüş ve üzüntüden kapkara kesilmiştir. İşte bunlar, inkârcılar ve günahkârlardır.” (Abese: 34-42)

            Cenab-ı Allah bu ayetlerde bize diyor ki: “Sakın sende fırsatları kaçırıp bunlar gibi pişman olanlardan olma!”

  • Sakın Allah’ın, peygamberin lânet ettiği lânetlilerden olma. Lânetlenen kovulmuş, terk edilmiştir. Terk edilenin yardımcısı olmaz. Allah yüzüne bakmaz. Peygamber ona şefaat etmez.

            Kendin lânet okuyucu beddua edici de olma, beddua edilen de olma. Ayrıca lânetli kimselerden, lânetli yerlerden de uzak dur. Yoksa helâk olursun.  

            Müslüman, şunlardan da olmamaya dikkat etmelidir:  

  • Kendini cehenneme sürükleyecek cehennem-lik işler yapma. Cehennem, kötülerin cezalandırıldığı azap yeridir. Cehennemlikler orada kan, irin, pislik ve zakkum yiyeceklerdir.

            Kim cehenneme gider? Cennete gitmek isteme-yen, cennetlik iş yapmayan elbette cehenneme gider.

  • Fitneye sebep olanlardan olma. Senin yüzünden kimse zarar görmesin. Müslüman, fitne adamı değildir. müslüman huzur bozucu, insanları birbirine düşüren davranışlardan kaçınır.  

            Kur’an-da: “Fitne çıkarmak, adam öldürmekten daha kötüdür, daha büyük günahtır.” (Bakara: 191-217) denmiştir.

            Müslümanın görevi ortalığı darmadağın etmek değil, ortalığı düzeltmek, düzene koymaktır. Kur’an-da şu uyarılar var:  

  • “Yeryüzünde fesat çıkarmayın.” (Bakara: 11)
  • “Kâfirler birbirlerinin yardımcılarıdır. Eğer siz Allah’ın emirlerini yerine getirmezseniz, yeryüzünde fitne çıkar, büyük fesat olur.” (Enfal: 73)
  • “Lânet, fesat çıkaranlar içindir. Cehennem de onlarındır.” (Rad: 25)
  • “Yeryüzünde çirkin şeylerin yayılmasını arzulayan kimseler için dünyada da ahirette de şiddetli ceza vardır.” (Nur: 19) buyrulmuştur. Bu ayetlere göre müslüman, kötülüklerin temsilcisi, yayıcısı olmayacak ve fitneye sebep olacak iş yapmayacaktır. Allah Rasülü’nün bir hadisini zikredelim: “Şu üç şey fitneye düşürücüdür: Güzel saç, güzel ses, güzel yüz” (Ramuz el-Ehadis: 364/5)        

            Müslüman günahın ve çirkinliklerin teşvikçisi olmayacağı gibi temsilcisi de olmayacaktır.

  • Allah’ın terk ettiği kulluk defterinden sildiği kimselerden olma. Allah’ı unutmak,

Allah’ın emirlerini terk etmek, kulluk defterinden silinmeye sebep olur. Ne diyor Kur’an: “Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar yoldan çıkan kimselerdir.” (Haşr: 19)

            Allah’ı terk eden, Allah’ın da terk ettiği insan cezaya çarptırılmıştır. Allah’ın hidayetinden mahrum olmuştur.  

            Allah’ı unutan biri Musa Peygambere:  

  • Hani benim cezam? demiş. Cenab-ı Allah da Musa Peygambere vahyetmiş:  
  • Biz ondan inanmanın ibadet etmenin zevkini almadık mı? Bundan daha büyük ceza mı olur?
  • Sakın nefsine uyarak helâk olanlardan olma. İnsanın en büyük düşmanı kendi nefsidir. Her zaman: “Ya Rabbi! Beni bir an bile de olsa nefsimin ve şeytanın eline bırakma!” diye dua et. Kim nefsine uyduysa, kim şeytana kandıysa, mahvolmuştur. Dünyası da mahvolmuştur, ahireti de mahvolmuştur.  

            Bil ki ucuz kurtuluş olmaz. Cennete kolay girilmez. Azıcık ibadetle, az gayretle cehennemden kurtulamayız. Günahlardan kurtulmadan kabir azabından, cehennem azabından kurtuluş olmaz.

             Yapmamız gereken bazı şeyler zamanında yapılmazsa, kurtuluş için gayret geciktirilirse, kurtulamayız. Ebu Talip az gayret sarf etmiştir. Firavun geç kalmıştır. Şeytan, kurtuluşu sona bırakmış, son anda “Lâilâhe illallah der kurtulurum demiş”, kurtuluş fırsatını kaçırmıştır.

            Müslüman, akıllı yaşamalı, fırsatları kaçırmama-lıdır. İnsana fırsat bir defa verilir, o da çabuk gelir, çabuk geçer.

0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir