KIRK DÖRDÜNCÜ GÜN

Euzubillahhimineşşeytanırracim

Bismillâhhirrahmânirrahim

GÜNLÜK PROGRAM

A- ALLAH’IN GÜZEL İSİMLERİ:

  • El–KADİR: İstediğini isteği gibi yapandır.
  • El–MUKADDİM: İstediğini öne alandır.

B- GÜNÜN AYETİ VE HADİSİ:

a) Ayet: “Ey iman edenler! Ciddi, samimi ve dönüşü olmayan bir şekilde

tevbe edin.” (Tahrim:8)

b)Hadis: “Eğer siz günah işlemeseydiniz, Allah sizi yok eder, yerinize günah işleyecek, sonra da tevbe edecek kimseler yaratırdı.(1.Canan,Hadis

Ans:11/285)

Günah işlemek, kulun aczinin ifadesi, affetmek de Allah’ın büyüklüğünün nişânesidir” derler.

Kul, hatasız, günahsız olmaz. Kusursuz olan tek Allah’tır. Her kesin ufak tefek hataları olur. Peygamberlerin bile zelle denilen hataları olmuştur. (Zelle, küçük hata demektir.)

Tevbe, pişmanlık demektir. Her hatadan sonra, tevbe etmek her kula vaciptir. Peygamberimiz günde 70 defa, 100 defa tevbe ettiğini söylemiştir.

Kimse günahsız değildir. önemli olan pişman olmak, kesin günahı terk etmek ve Allah’tan özür dileyip, affını istemektir. Tevbe, insanı rahatlatır.

Günahkarım düşüncesinden kurtarır. Günahla veya günaha teklifle karşı karşıya geldiği zaman “Ben tevbeliyim” der.

Hiçbir hata, hiçbir günah, küçümsenmemelidir. Çünkü her şey küçük olarak başlar ve büyür gider. Bir günah kalpte siyah bir nokta oluşturur. Tevbe edilmezse bütün kalbi karartır, diyor Peygamberimiz .

Günah işleyen, sadece tevbe etmekle kalmaz, sadaka dağıtır. Başka iyilikler yapar. Çünkü Allah :”Yapılan iyilikler, kötülükleri yok eder” der.

(Hud:114)

Günah işlemek alın yazısı değildir. günaha devam edilmez. Günahkarım nasıl olsa diye günaha devam edilmez. Kulun günahı, Allah’ın rahmetinden daha büyük değildir. Allah tevbe edeni af edeceğini bildirmiştir.

Bir de Allah nasıl olsa af ediyor diye günah işlenmez. Kur’an da: ”Sakın şeytan Allah’ın affına güvendirerek sizi kandırmasın” diye uyarı vardır. (Lokman :33)

İnsan, Allah’ın cehennemini, günahları sebebiyle helak olanları ve günahın insanı mahvettiğini düşünerek günahtan kaçınmalıdır.

Günaha düşmemek  için de: günahın çirkin ve boş olduğu, kötü insanların durumu, her şeyin hesabının sorulacağı düşünülmeli, ibadetlere devam edilmelidir.

En önemlisi de insan her zaman: “Allah biliyor, Allah görüyor ve Allah soracak” demeli ve bu üç cümleyi unutmamalıdır.

C- SÖZÜN ÖZÜ:  

  1. “Marifet, cehennemi doldurmak değil, cennete adam kazanmaktır.” Doğru.  
  2. “Zengine dokun geç, fakirden sakın geç”  Yanlış. Müslüman’a göre bir

söz değil. Fakirden yoksuldan kaçandan Allah da uzak durur.

D- BİR OLAY:

İstanbul da Vefa semtine adını verdiren Şeyh Vefa’nın oğlu, arabalarla su satanların tulumlarını şişle deler, suyun fışkışını seyretmekten büyük zevk alırmış.  

Bir gün sucular toplanmış, Vefa Hazretlerine gelip, olayı anlatıp, şikayette bulunmuştur.

Vefa Hazretleri çok üzülmüş, hanımına “bu çocuk neden böyle yapıyor? Sen bir günah işledin mi? Bu çocuğa haram yedirdin mi? Gibi sorular sorar.kadın bir olay hatırlar. “Ben çocuğa hamile idim. Komşu da oturuyorduk. Masasının üstünde bir portakal duruyordu. O aile de fakirdi. “Portakalı isteyemedim. Kadın çay yapmaya gidince elimdeki örgü şişini portakala batırdım. Nefsimi körelmek için portakalı emdim” der.

Portakala batırılan şiş, su tulumlarına batırılır.  

Hataların günahların yansıması olur. Haram yiyenin haramı evladı olur, denmiştir.

E- BİR DAVRANIŞ :

Kandillerde neler yapılır?

-Kandiller, mübarek zamanlardır. İnsanların ecellerinin, rızıklarının belirlendiği, affedildiği dua ve tevbelerinin kabul edildiği mübarek gecelerdir.

  • Bu geceler kurtuluşumuz için fırsat bilinmelidir.
  • Bu gecelerde Allah’ı çokça anmalıyız.
  • Kaza namazları ve tespih namazı kılmalıyız.
  • Günahlarımız için tevbe etmeliyiz.
  • Geleceğimiz için dua etmeliyiz.
  • Kur’an okumalıyız.
  • Gündüzden sadaka dağıtmalıyız.
  • Kötü alışkanlıklarımız varsa, onlardan kurtulmak için karar vermeliyiz.

-Uzaktakilerle yakındakilerle tebrikleşmeliyiz. Hediyeleşmeliyiz.

  • Bu gecelerde ölmüşlerimiz içinde dua ve hayır yapmalıyız.
  • İmkan varsa oruçla karşılayıp oruçla uğurlamalıyız.

F- SAĞLIK İÇİN:

Kur’an da: “Size verilen rızıkların temiz olanlarından yiyin” (Bakara:172)

  • “Leş, kan, domuz eti pisliğin ta kendisidir.”(En’am: 145)

Bu ayetlere göre:

  • Ölmüş hayvan eti, kan, domuz yenmez.
  • Alkol, domuz katkılı şeyler yenilip içilmez,
  • Başkasının hakkı yenilip içilmez.
  • Meşru kazancı olmayanın ikramı yenilip içilmez.
  • Buluntu, çalıntı, kaçak bir şey yenilip içilmez.
  • Bozulmuş gıdalar yenilip içilmez.
  • İyice pişirilmeyen şey yenmez.
  • Besmelesiz kesilen tavuk ve hayvan eti yenilmez.

-Şüpheli şey yenilip içilmez.

  • Hak edilmemiş bir şey yenilip içilmez. Yenirse bunlar madden ve manen zarar verir.

D – DİN BİLGİSİ :

Allah kullarını yarattıktan sonra başı boş bırakmamıştır. Peygamberler, kitaplar göndermiş emir ve yasaklar koymuştur.

Allah’ın her emir ve yasağı kulun yararınadır. Yapar yerine getirirse sevap kazanır. Uymazsa hem kendi zarar görür hem günaha girer.

Allah’a inanan ve emirlerini yerine getirenin başka tanrısı olmaz. Nefsine dünyaya ve şeytana tapmaz. Allah’a kul olmanın zevkine varırı. Allah’a kulluk ise en büyük özgürlüktür.

İbadeti olmayana Allah değer vermez. (Furkan:177)

Kur’an da: ”Allah’a kulluk edin şeytana kulluk etmeyin”  diye

emredilmiştir. (Nahl: 36)

Demek ki insan Allah’a kullukla ve ibadetle mükelleftir. Ancak böyle olursa Onun rızasını kazanıp mutlu olabilir. Allah’ın emirleri, hayat verici davetlerdir. İbadetler, insanı kötülükten uzaklaştırır, günah işlemekten alıkor.

En önemlisi, insanın, bedenin, ruhunun ibadet etmeye ihtiyaca vardır. Buna göre yaratılmıştır. Allah’a kulluğu terk eden bunalımlı bir hayat yaşar.

Yapılan bir araştırmaya göre ibadet edenle etmeyenler arasında büyük farklar ortaya çıkmıştır. Meselâ :

  • İbadet edenlerin kötü alışkanlıklar edinmediği,
  • İşinde mesleğin de daha düzenli olduğu,
  • daha sağlıklı olduğu, moralinin daha yüksek olduğu,  
  • Geleceğe daha güvenle baktığı,
  • Evine, işine daha bağlı olduğunu ve aile bağlarının daha sağlam olduğu gibi farklılıklar gözlenmiştir.

H- BİR DUA EDELİM:

– “Allahümme inni euzubike minel küfri vel fakri ve azabil kabri.”

(Allah’ım, inançsızlıktan, fakirlikten ve kabir azabından sana sığınırım.)

I- LAYESTEVİYİ EZBERLEYELİM:

LEYSTEVİ TEKRAR

İ- BUGÜN NELER ÖĞRENDİK?

0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir