KADININ GİYİMİ NASIL OLMALIDIR?

            Günümüzde içi dışına, dışı içine uymayan insan çok. Samimi olmayı içi dışı aynı olmayı başaramıyoruz, beceremiyoruz. Bizce bakıldığı zaman hangi kimliği taşıdığımız belli olmuyor. Hangi inancı temsil ettiğimiz de bilinmiyor. Mevsime göre her şey değişiyor. Şekil, ölçü moda oluyor.

            Örtünmek, canlılar arasında insana has bir özellik. Bütün dinler insanın örtünmesini emretmiş. İnsandaki bazı duygular da örtünmesini sağlamış.

            İnsan başlangıçta açıktır, medenileştikçe örtünmüştür. Son zamanlarda güzel görünme çabası, günümüz kadınını süslenme ve açınma çabası içine itmiştir. Bu yolda servet harcamış ve çılgınca davranışlar sergilemektedir. Zaafları olanlar, dikkat çekme ve kendilerine baktırma hevesi içinde. Bunu yaparken aslında kendine güvensizliği ve çirkinlik kompleksini ortaya koyuyor.

            Aslında her insan güzeldir. Herkesin mutlaka güzel bir yönü vardır. Sun’i çabalar, ölçüsüz davranışlar kadını çirkinleştirmektedir.

            Önemli olan, ahlâk güzelliğidir. Ahlâkı çirkin güzel yüz asla huzur vermez ve yüz güldürmez. Ayrıca yüz güzelliği gelip geçicidir. Bakın ninelere, onlarda bir zamanlar güzeldi…             İslâm kadını, ancak eşi için süslenir, kendini başkalarına teşhir etmesi günahtır. Bunun için İslâm kadını, sokakların kadını değil, evinin sultanıdır, yavrularını anası, eşinin yardımcısı ve milletinde sigortasıdır.

            Kadın, bazı şeyler uğruna evinden barkından koparak, metâ haline gelmemelidir. Aziz milletimize göz dikenler, aile ve kadını hedef seçmiştir.

            İslâm’ın kadın için koyduğu sınır, kadını asla küçültmez. Bilakis kadına verdiği değeri gösterir. İslâmın koyduğu tedbirler de kadını korumaya yöneliktir.

            Kısaca tesettürdeki hikmet şudur:

1.Her türlü fitne ve günah kapısını kapatmak,

2.Neslin bozulmasını ve sıkıntıya düşülmesini önlemek.

3.Kadını çocukların anası, evinin sultanı yapmak, bunun için de kadının iffetini korumak için tedbirdir.

Toplumumuzda bazı şeyler bilerek veya bilmeyerek yanlış değerlendiriliyor. Bir tarafta hiçbir hak ve özgürlük tanınmayan, inancının gereği örtünemeyen, istediği gibi giyinemeyen kadın, diğer yanda her türlü hak ve özgürlüğe sahip, açınabildiği kadar açınabilen, aile ve toplum ahlâkını tehtit eden kadın.

Anlayış da şöyle : Küçük kızımız; kısacık, iç çamaşırı görünecek, biraz büyük ; göğsü, göbeği, sırtı açık olacak, orta yaşlı olunca; yarım örtü, etek yırtmaçlı, kolsuz bir giyim. Yaşlanınca; kalın çorap, manto, gözü kaşı örten baş örtüsü… bu bizim giyim anlayışımız.

İSLÂM NE DİYOR?

İslâm, örtülmediği zaman herhangi bir kötülüğe neden olacak yerlerin örtülmesini emretmiştir. Kur’an’da örtünme ile ilgili ayetler şunlardır:

1-“Evlerinizde vakâr ile oturun. Cahiliye kadınlarının kırıla döküle, süslerini göstere göstere yürüyüşü gibi yürümeyin” (Ahzab Sûresi : 33”)

2-“Ey Peygamber! Zevcelerine, kızlarına ve müslüman kadınlarına örtülerini üzerlerine örtmelerini söyle.” (Ahzab Sûresi : 59).

3-“Mü’minlerin kadınlarına söyle, gözlerini harama bakmaktan sakındırsınlar, ırzlarını korusunlar, ziynetlerini açmasınlar, baş örtülerini yakalarının üstünü örtecek şekilde örtsünler.” (Nur Sûresi : 31)

4-“Hayızdan evlâttan kesilmiş, nikah ümitleri kalmamış yaşlılar, ziynetlerini erkeklere göstermemeleri şartı ile dış elbiselerini bırakmalarında günah yoktur. Genede sakınıp, örtünmeleri onlar için daha hayırlıdır.” (Nur Sûresi : 60)

5-“Ey Ademoğulları! Size ayıp yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise yarattık. Takva elbisesi ise daha hayırlıdır…” (A’raf Sûresi : 26)

6-“Ey Ademoğulları! Şeytan, anababanızı ayıp yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi sizi de aldatmasın…” (A’raf Sûresi : 27) Birkaç tanede Hz. Peygamberin hadislerinden örnek verelim :

1-Hz. Peygamber (sav) : El ve yüzün dışında bütün bedenin örtülmesini emretmiştir.” (Ebu Davut Libas : 31)

2-“Bazı kadınlar vardır ki, giyinmiş gibidirler fakat çıplaktırlar” (Riyaz-üs’Salihın :

3/1664)

3-“Çocuğun örtünmesine dikkat edin ve onu örtün. Zira onun avreti de büyüğün avreti gibidir.” (Ramuz El-Ehadis : 321/6)

4-“Ebu Bekir (ra)ın kızı Esmâ, ince elbise ile Allah Rasülü’nün huzuruna girince,

Peygamber ondan yüz çevirdi ve : “Ey Esmâ! Kadın erginlik çağına ulaşınca, el ve

yüzünün dışındaki yerlerini başkalarının görmesi uygun değildir” dedi. (Ebu Davut Libas :

31)

Bu ayet ve hadislerden anlaşıldığına göre islâm, örtünmeyi emrediyor. Diğer semâvi dinlerde de örtünme emri vardır. Yahudilikte kadın başı açık ibadet yerine gidemez, başını örten kadın ancak ibadetleri seyredebilir. Tevrat’ta: “Başı örtüsüz dua eden kadın, başını küçük düşürür. Eğer kadın başını örtmezse, saçı kesilsin. Kadına saç kesmek ayıpsa, ozaman örtünsün.”

Tevrat’ın bir emri de şöyledir:

“ Bedeninin çıplaklığını ört” (Tevrat, çıkış : 28/42)

Havari Aziz Taul : “Her erkeğin başı İsa’yı, kadının başı kocasını temsil eder. Kadının başında örtü yoksa, ibadet etmesi ve din üzerine konuşması, onu kirletir…” demiştir.

Mezheplere göre; kadının el ve yüzü hariç bütün bedenin örtülmesi gerekir. Ölen kadın içende bu durum geçerlidir.

Hz. Ömer (ra), Ebu Ubeyde’ye mektup yazmış ve : “Müslüman kadınlar, müslüman olmayan kadınlarla hamama gidiyorlarmış bunu yasakla, mâni ol!” Bunun üzerine Ebu Ubeyde yasaklamış ve : “gidenlerin kıyamet gününde Allah yüzünü kara etsin” diye dua etmiştir. (Prof. Dr. Faruk Beşer : Fıkhî Risaleler)

Erkeğin avreti ise göbekle diz arasıdır. Huzeyfe (ra) şöyle der : “Ben mescidte iken dizim açıldı, Peygamber : “Dizini ört avrettir” dedi. Hz. Peygamber, Hz. Ali’ye de: “Dizini açma” demiştir.

Demek ki, büyük küçük müslüman erkek ve kadın örtünecektir. Küçükler için : “Hevesini alsın ilerde örtünmesi kolay olur” düşüncesi yanlıştır. Bu şuna benzer: “Kızım sigaradan, alkolden, uyuşturucudan hevesini alsın ilerde içmez.” Bazı şeyleri terk etmek kolay olmuyor. Hayat nasıl başlarsa genelde öyle devam ediyor. Atalarımız: “ İnsan yedisinde ne ise, yetmişindede o olur” demişler. Ağaç yaşken eğiliyor. Elbise ile örtünmeyen kefenle örtünüyor.

Kim ne derse desin, insanda doğuştan var olan haya duygusu küçükten korunur ve beslenirse, varlığını devam ettirir. Dikkat edilirse örtü daha çok gençlere yakışır. Ayrıca örtü, haya perdesidir. Perde olmazsa, bir çok şeyin değeri kalmaz. Karşımızda dilediğini yapan isyankâr bir insan kalır.

Allah’ın bu örtünme emri, iyi temsil edilirse, o güzel görünüm başkalarının örtünmesine de vesile olmaktadır.

Bugün inançsızlığı ve bilgisizliği nedeniyle, Allah’ın “ört” dediğine “aç” demek, yeni örtünene bu nereden çıktı demek, örtüyü bahane ederek çalıştırmamak, din düşmanlığından başka bir şey değildir. Böyleleri, Allah’ı karşısına almış olur.

Küfre girmek için dinin bir emrine karşı çıkmak da aynıdır, tamamına karşı çıkmakda aynıdır…

Dini inancını yaşamak isteyene, yaşama ortamı hazırlamamak, bu fırsatı vermemek; Yani yardımcı olmamak vebâlli bir iştir. Ayrıca baskıya uyup Allah’ın emrini bırakıvermek de vebâlli bir iştir. Değilse günahtan kurtulamaz.

Tesettürsüzlüğün bize verdiği mânevi kayıplar çoktur. Ayrıca evliliği azalttığı, kıskançlık duygusunu kabarttığı ve nice nice yuvaların yıkılmasına sebep olduğu, ahlâksızlığın yayıldığı, cinayetlerin işlenmesine neden olduğu da unutulmamalıdır.

0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir