BİRKAÇ ÖĞÜT

            Hz. Peygamber (SAV) kızı Fatıma gelin olup evden ayrılırken ona şöyle demiştir:

            -“Kızım kendini devamlı temiz tut. Rabbine her an zikret. Beyin sana baktığı zaman senden memnun olsun, ferahlık duysun.

            Kızım! Kocan sana baktığı zaman gözlerini ondan ayrırma; böyle yaparsan sevgin fazla olur. O başka tarafa bakarken sen onun yüzüne bak. Güzel bakışlarınla, güzel yüzünle, bir ay nafile oruç sevabı kazanırsın.

            Kocanın yanında sessiz ve ilgisiz durma! Onun hoşlandığı şekilde güzelce söyle ki, sana sevgi duysun. Kocanın hatalarını başkalarına söyleme. Eğer söylersen, Allah sana gücenir…”

            Ashabdan Hâris(ra)’ın kızı Esmâ gelin olurken annesi ona şunları söylemiştir:

            -“Kızım, başka bir eve gidiyorsun. Sen kocana yer ol ki, o da sana gök olsun. Sen ona hizmetçi ol ki o da sana köle olsun. Kocana yumuşak davran. Öfkeli halinde yavaşça yanından ayrıl. Öfkesi geçinceye kadar görünme. Ağzını, kulağını, muhafaza et. Kocanın fena sözlerini duyma. Sakın ona cevap verme, karşı gelme, güzel sözlü ve güler yüzlü ol.”

            Hz. Ömer (ra)’ın küfeye kadı olarak tayin ettiği Şureyh şöyle anlatır:             “Beni Temim Kabilesinden geçiyordum, bir kadın gördüm yanında kızı vardı. İstedim.

Hemen veriverdiler. Fazla araştırmadan cahil bir kadın aldığım için çok pişman oldum. Sözümden dönemedim de. Evlendik. O gece bana eşim :

            -Efendim, damadın Allah rızası için iki rekât namaz kılarak hanımının hayırlı olmasını niyaz etmesi sünnettir dedi. Namaza durdum, selâm verince baktım ki, o da namaz kılıyor. Namazdan sonra bana dedi ki:

            -Efendim, ben huyunuzu bilmem. Sevdiğiniz ve memnuz olacağınız şeyleri bana söyleyin ki, size hizmette kusur etmiyeyim. Takdir-i ilâhi böyleymiş.

            Gün geçtikçe ona olan sevgim arttı. Birkaç yıl sonra eve geldiğimde bir kadın gördüm. Hanımıma :

            -“Kim bu?” dedim.

            -“Kayınvalideniz” dedi. Hal hatırını sordum. Bana :            

            -“Hanımından memnun musun?” dedi.

            -“Allah razı olsun çok güzel terbiye etmişsiniz, çok memnunum” dedim. Bunun üzerine :

            -“Tabiki memnun olacaksın evladım; ben onu Allah korkusuyla, islâm ahlâkı üzerine yetiştirdim” dedi.

            Avf Bin Milham’ın kızı evlenecektir. Annesi Ümame kızına şunları söyler :

            -“Bak yavrum! Beni iyi dinle ki, kocanla aran açılmasın.

1.Her zaman haline razı ol, şikayet etme.

2.Kocana itaat et itiraz etme.

3.Kocanın gözüne çirkin görünecek herhangi bir şeye müsaade etme.

4.Çirkin kokudan uzak dur.

5.Yemek, vakti gelince mutlaka hazır olsun.

6.Kocanın uyku düzenini bozma, uykusuzluk öfkelendirir.

7.Evin mal ve eşyasını temiz tut, muhafaza et.

8.Eşinin akraba ve yakınlarına hizmette kusur etme.

9.Eşinin sırlarını sakın kimseye söyleme, duyurma.

10.Eşinin Allah’a isyan olmayan isteklerini yapmaktan asla çekinme”

Bir annenin gelin olan kızına öğüdü de şöyle:

-“Kızım! Beni iyi dinle ki geçinmeye muvaffak olasın yuvan bozulmasın.

-Sana beyin giyecek, yiyecek olarak ne getirirse kabul et, daha fazlasını isteme.

-Beyinin yap dediğini yap, yapma dediğini de yapma.

-Tertip düzene çok dikkat et.

-Kılık kıyafetine dikkat et, beyine güzel görün.

-Eşinin şeref ve namusunu, itibarını dikkatle koru.

-Beyi’nin razı olmadığı bir şeyi yapma, ondan bir şeyi saklama. Aranızda olanları başkalarına anlatma.”

Bir de Nasreddin Hoca’nın kızına nasihati var : Kızı ata binmiş evden ayrılırken ardından koşmuş, atı durdurmuş ve:

-“Bir çift sözüm var, sakın ipliği iğneye geçirince, dikiş yaparken ipin ucunu düğmelemeyi utuma…” demiş.

Aile yuvalarının uzun ömürlü olabilmesi için Kur’an rehberdir. İslâm Peygamberi önderdir. Ayrıca büyüklerimizin tavsiyeleri de bize güç kaynağı olmalıdır.

0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir