ALLAH (c.c.) DEMEK

Peygamberimiz (sav) her işin başında Cenab-ı Allah’ın adını anarak işe başlamıştır.

Hendek Savaşında hendek kazılırken büyük bir taşa rastlanır. Ashab-ı Kiramdan kendini güvenenler balyozla kırmaya çalışmış taş kırılmamıştı. Peygamber (as) balyozu eline almış “Bismillah” diyerek taşa vurmuş taş parça parça olmuştur.

Süleyman Çelebi şöyle demiştir:

Allah adın zikr idelim evvelâ,

Vacib oldur cümle işte her kula,

Allah adın herkim ol evvel ana,

Her işi âsan ide Allah ona.

Bir kez Allah dişe aşk ile lisan,

Dökülür Cümle günah misli hazân.

İsmi pâkın pâk olur zikr eyleyen,

Her murada irişür Allah diyen.”

Bir Allah dostu da:

Gece gündüz zikredenin,

Yardımcısı rahmân olur,

Her yerde “allah” diyenin,

Hakk derdine dermân olur” diyor.


Gönülden “allah” diyenin Allah derdine derman olur ve muradına eriştirir.

Cenab-ı Allah’ı her zaman, her işin başında anmalıyız.

Kur’an-ı Kerim’de:

“Ey insanlar! Allah’ı çok anın” (Ahzab:41)

“Allah’ı sabah akşam teşbih edin” (Ahzab:42)

“Allah’ı anmak en büyük şeydir” (Akebut:56)

“Rabbini gönülden, haf2if bir sesle an” (A’raf:205) buyrulur.

Allah’ın adını boş yere anmamalıyız. Yeminde, lanette, beddua da Allah’ın adını zikretmemeliyiz.

Allah’ın adını zikrederken saygıyla Cenab-ı Allah, Allah celle celalühü, Allahü Teala şeklinde anmalıyız.

Allah göktedir. Allah baba denmez.

İnanmayan içinde Allah’ın affı mağfireti dilenmez.

Hileli işlerde, yalan söylerken, birilerini kandırmak için Cenab-ı Allah’ın adı anılmaz. Har yer içerken, günah işlerken pis ortamlarda Allah’ın adı söylenmez.

Cenab-ı allahâ “Tanrı” denmez.

Allah’tan başkası için yaratıcı denmez.

Allah’ın adı ve zatına ait sıfatları birisine ad olarak verilemez.

Cenab-ı Allah’a dil uzatılmaz. Kahpe felek, zalim felek adaletin bu mu gibi ifadeler kullanılmaz.

Allah’a ait bir şeye sövülmez.

Büyüklerimiz, peygamberimizin adını ve Cenab-ı Allah’ın adını abdestsiz anmamaya dikkat etmişlerdir.

Bugün hayırla yad ettiğimiz devlet adamlarımız abdestsiz ve besmelesiz bir karara imza atmamışlardır. O’nun için, Cenab-ı Allah, bu aziz millete uzun ömür, güç ve huzur lütfetmiştir.

0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir