AİLENİN ÖNEMİ

Aile, insanlık tarihi boyunca vardır. Ailenin dinlerdeki önemi ve anlamı bambaşkadır.

Günümüzde bazı kutsal olan şeyler anlamını kaybederken ailede bundan nasibini almıştır. Aile yuvasını yıkan unsurlar ön plâna çıkmıştır.

Süratli değişim ve batıya anlamsız özenti, değer yargılarımızı alt üst ederken özellikle aileyi olumsuz etkilemiştir. Aile anlayışımız değişmiş, basit olaylar, boşanmayı akla getirmektedir.

Kadının iş hayatına atılmasınında ailenin zayıflamasında önemli rolü vardır.

Ailenin öneminin azalması konusunda en büyük etken, televizyonların ahlâk tanımayan mühtehcen yayınları ve gazetelerin, müstehcen dergilerin tahrikleridir.

Koparılan özgürlük çığlıkları, bilhassa kadını aile yuvasının dışına itmiştir. Böyle insanlar arasında aile, huzursuzluk evleri haline gelmiştir.

Bir başka açıdan da anababalar görülmemiş şekilde evlâtları tarafından ilgisizlik ve saygısızlık görmektedir. Evde huzur bulamayan anababalar huzur evlerine terk edilmektedir.

Atalarımız kadını evin mimarı görmüş: “Yuvayı dişi kuş yapar” demişlerdir. Daha sonra kadınları ayırmışlar: “Kadın vardır çörçöpten aş yapar; kadın vardır pişmiş aşı taş yapar” demişlerdir. Aslında aile yuvasının ayakta durmasında kadının rolü büyük. Fakat kadın yuvadan, yavrudan, kocadan ve kadınlık görevlerinden koparıldığı için yuvayı ayakta tutacak güce ve imkana sahip değildir.

Herşey ailenin aleyhine, bu yüzden aile küçülüyor ve huzur duyulan yerler olmaktan çıkıyor.

Köyden şehre gelen aileler, şehir hayatının ağır şartları karşısında mânevi değerleri terk ediveriyorlar. Ne köydeki hayatı devam ettirebiliyor, ne de şehir hayatına uyum sağlayabiliyor. İkisi arasında bocalayıp duruyor.

Aile diye bir şey tanımayan bir neslin yetişmekte olması da ailenin dezavantajıdır, ayrı bir kayıptır. Gençlere yanlış telkinler yapılıyor. Nikâhsız yaşayanlar, göklere çıkarılıyor, övülüyor ve özendiriliyor, örnek gösteriliyor. Böylece nikâhsız hayat savunuluyor, nikâhsız yaşayanlar âdeta ödüllendiriliyor. Artisti, mankeni, dansözü, şarkıcısı, türkücüsü :

”Sevgililerim var evlenmeyi düşünmüyorum”, “Evliliği, bekâreti çağdışı buluyorum” diyor, alkışlanıyor. Bunlar, neredeyse her gün eş değiştiriyor.

Düşmanın hedeflerinden biri ailedir. Yayınlar aileyi yıkmaya yönelik; genci ana babaya, aile kurallarına, kadını kocasına isyan ettiriyor.

Nikâhız yaşama propagandası ve nikâha yapılan saldırılar, hep aile müessesesine zarar vermek içindir.

Kiralık ana veya babasız analık yaygınlaştırılmak isteniyor. Eğer bu yaygınlaşırsa, bu ailenin sonu demektir. Hele erkeğin analık yapması, aile için felâket olur.

Aile anlayışı, insan tabiatına en uygun yaşayış biçimidir. Dikkat edelim, bugün aileyi kaybedenler onu arıyor.

Dün aileyi umursamayan ülkeler, milyonlarca evlilik dışı çocuk karşısında aile yuvalarının zaruretine inanıp aileyi geri getirmek için tedbirler almaya çalışıyor. Bugün Avrupa ve Amerika, aile özlemi içerisinde, köpekle yaşamaya bile razı olmuştur.

Almanya’da bir Türk görevlisi kiralık ev arar. Kendisine “Falan yerde bir ev var, üst katta yalnız bir kadın kalıyor, hiç rahatsız olmazsın” derler. Türk, evi tutar.

Gece üst katta geç vakitlere kadar konuşmalar, sohbetler devam eder. Sabah durumu anlatır : “Hani yalnız bir kadın kalıyordu? der. Arkadaşları şöyle derler :

-Senin dinlediğin konuşmalar, o kadının köpeği ile yaptığı konuşmalardır. İşten gelince onu sever, karnını doyurur, temizler, yıkar…” derler.

-Bu kadının kimsesi yok mu? der. Cevap:

-Var olmasına var da nerede olduklarını oda bilmez” olur. İşte ailesiz hayat…

0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir