40 KUTSİ HADİS

En doğru, en güzel, en hayırlı söz, alemlerin Rabbı olan Cenab-ı Allah’ın sözüdür.

Dünya durdukça Allah’ın kelamı, mucize olarak kalacaktır. Bugüne kadar hiçbir değişikliğe uğramadan bize kadar gelmiş, bundan sonra da hiçbir şey ona zarar vermeden kıyamete kadar devam edecektir. “Onun koruyucusu biziz” diyor Cenab-ı Allah.

Kur’an son kitaptır. Müslümanların kutsal kitabıdır. Kıyamete kadar hükmü bakidir.

Daha önce peygamberlere inen sayfalar; Zebur, Tevrat ve İncil peygamberlerine geldiği gibi korunamamıştır. Mevcut Zebur, Tevrat ve İncil insanlar tarafından yazılmıştır.

Cenab-ı Allah’ın bize ulaşan, Kur’an ayetlerinden başka İlahi hadis, Kutsi Hadis denilen kelamı vardır.

Ayetlerle İlahi Hadisleri, İlahi Hadislerle de Hadisleri birbirine karıştırmamak gerekir.

Kutsi Hadisler, vahiy yoluyla Cenab-ı Allah’tan Peygamber (AS)’e mana olarak bildirilen, lafzı peygambere ait Allah’ın buyruklarıdır.

Cenab-ı Allah Kur’an’da:

-“O Peygamber ki; kendiliğinden söz söylemez. O, vahiy ile konuşur” buyurmuştur.

Peygamber (AS) da:

-“Bana Kur’an kadar deha vahyolundu” buyurmuştur.

Buradan anlıyoruz ki peygamberimize Kur’an ayetlerinin dışında vahiy gelmiştir. Peygamber Efendimizin buyrukları vahiy mahsülüdür.

Bu programda 40 Hadis geleneğine uyarak, hadis kitaplarında geçen İlahi Hadislerden 40 Kutsi (Rabbani) Hadis nakledeceğiz. Rabbim yardımcımız olsun. Sizleri ve bizleri sevabına nail etsin, inşallah.

Not :

Kutsi Hadisler, Diyanet İşleri Başkanlığı yapan Hasan Hüsnü Erdem’in İlahi Hadisler kitabından ve A. Fikri Yavuz Hocamızın 40 Kutsi Hadis kitabından alınmıştır. Bu Kutsi Hadisleri bizlere intikal ettiren hocalarımızdan Allah razı olsun.

KUTSİ HADİSLER

Euzübillahimineşşeytanirracim, Bismillahirrahmanirrahim.

1-“Hz. Peygamber’den rivayet edildiğine göre Allah-ü Teala şöyle buyurur: ‘Lâ ilâhe illâllah’ sözü benim kal’amdır. Kal’am’a giren azabımdan emin olur. İzzetime celal ve rahmetime yemin ederim ki; lâ ilâhe illallah diyen  kimseyi

cehennemde bırakmayacağım.”

2-“Ey Ademoğlu! Sen bana dua ve ricada bulunduğun zaman, senin günahlarını mağfiret ederim.

Ey Ademoğlu! Günahların gök-leri dolduracak kadar da olsa, bana yalvarsan seni af ederim.

Ey Ademoğlu! Yeryüzünü doldu-racak günahlarla huzuruma gelsen, şirk koşmadığın halde bana kavuşursan, yeryüzünü dolduracak kadar bir mağfiretle mukabele eder, seni af ederim. Ellerini bana kaldırıp dua eden kulumun

ellerini boş çevirmekten hayâ ederim.”

3-“Musa (AS):

-‘Ya Rab! Kullarından kimi sevdiğini bileyim ki, ben de onu seveyim’ diyor.

– ‘Beni çok zikreden kulumu gördüğün vakitte bil ki ben onu severim. Beni zikretmeyenleri gör-düğünde anla ki ben ona buğz ederim. Ben kulumun zannına göreyim. Beni zikrettiği yerde ben onunlayım.

Ey Ademoğlu! Sen beni gizlice zikredersen ben de seni öylece zikrederim. Beni bir cemaat içinde anarsan ben de seni içinde zikrettiğin kimselerden daha hayırlı bir cemaat içinde yâd ederim.”

4-“Her kim bir iyilik yapmaya niyetlenir de yapmazsa, Cenab-ı Allah nezdinde onu tam bir iyilik olarak yazar. Eğer hem niyetlenir hem de o iyiliği yaparsa, on iyilik sevabı yazar ve bu sevabı yedi yüz misline kadar çıkarır. Her kim de fenalık yapmaya niyetlenir de sonra vazgeçerse, Allah onun için tam bir iyilik sevabı yazar. Eğer fenalığı kasdeder de onu işlerse, onu bir günah olarak yazar.”

5-“İman edip, iyi ameller işleyen kullarım için cennette gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve hiçbir kimsenin gönlünden geçirmediği nice nimetler hazırlarım.”

6-“Ben kulumun zannına göreyim. Beni zikrettiği yerde ben onunlayım.

Bana bir karış yaklaşana, ben bir arşın yaklaşırım; kulum bana bir arşın yaklaşırsa, ona bir kulaç yaklaşırım; bana yürüyerek gelene ben koşarak gelirim.”

7-“Ey dünya! Bana hizmet edene hizmet et; sana hizmet edeni hizmetinde kullan.

Ey Ademoğlu! Yanında sana yetecek kadar nimet olduğu halde, seni isyana sevk edecek, fazlasını arıyorsun. Ne aza kanaat ediyorsun ne de çokla doymasını biliyorsun.

Can ve malından emin, hastalıktan salim ve günlük rızkın yanında bulunduğu halde sabahlarsan, artık seni Hak’tan alıkoyan ve meşgul eden dünyanın başına varsın kıyamet kopsun.”

8-“Nâmahreme bakmak, İblis’in oklarından bir oktur ki; her kim benden korkarak onu bırakırsa, zevkine bedel ona öyle bir iman veririm ki, onu kalbinde hisseder.”

9-“Kulum üzerindeki iki korkuyu cem etmem. Dünyada benden korkmayanı ahrette korkuturum, dünyada benden korkanı ahrette korkutmam, azabtan emin kılarım.”

10-“Bana dua edip de duanızı kabul etmeyeceğim, dilediğinizi vermeyeceğim, yardım istediğinizde yardım etmeyeceğim zaman gelmeden önce, iyiliği emrediniz, kötülüğü men ediniz.”

11-“Kulum namazı vaktinde kılarsa, ona azab etmeyeceğime ve kendisini cennette koyacağıma ahdım vardır.”

12-“Oruç, ateşe siperdir. Oruç benim içindir, onun mükafatını ben vereceğim. Zira oruçlu, yemesini, içmesini ve nefsani arzularını sırf benim için terk ediyor.

Bir kimsenin organları haramlardan ve günahlardan men edilmezse, benim için yemesini, içmesini terk etmesine

ehemmiyet vermem.”

13-“Musa (AS):

-‘Ya Rab! Ademoğlu sana nasıl teşekkür eder?’ diye sordu.

Rabbi de O’na:

-‘Sahip olduğu ve istifade ettiği nimetin benden olduğunu bilirse, bu itiraf onun şükranıdır’ buyurdu.” 14-“Ben yeryüzü halkına azab etmeyi murad ettiğimde, mescitleri inşa, tamir, tanzim ve tenvir eden-leri, benim rızam için birbirini sevenleri ve seher vaktinde istiğfar edenleri görünce, onlara azab et-mekten vazgeçerim.

Allah kıyamet gününde:

-‘Benim komşularım nerede?’ diye sorar. Melekler:

-‘Kimler sana komşu olabilirler?’ deyince, Allah:

-‘Kur’an okuyanlar, mescitleri tamir ve ihya edenler nerededir? İşte onlar benim komşum olurlar’ buyurur.

‘Yeryüzündeki evlerim mescit-lerdir. Orada beni ziyaret edenler, o mescitleri ihya edenlerdir.”

15-“İblis Cenab-ı Hakk’a:

-‘İzzetin ve celalin hakkı için Ademoğlu hayatta bulundukça onları sapıtacağım’ dedi. Cenab-ı Hakk:

-‘İzzet ve celalim hakkı için onlar bana istiğfar ettikleri müddetçe, ben de onları affedeceğim’ buyurdu.”

16-“Benden başka yardımcısı olmayan kimseye zulmedene karşı gazap ve intikamım şiddetlidir. Ben muhakkak, zalimden mazlumun intikamını alırım. Ben, mazlumun haksızlığa uğradığını görüp de ona yardım etmeye gücü yettiği halde yardımı esirgeyen, katı kalbli kimseden de mazlumun intikamını alırım.

Ey Kullarım! İyi biliniz ki; ben zulmetmeyi kendime haram ettim. Onu sizin aranızda da haram kıldım; sakın birbirinize zulmetmeyiniz.”

17-“Her kim, benim veli kullarıma düşmanlın ederse muhakkak ben ona harp açarım.

Bir kulum kendisine farz kıldığım şeylerden daha sevimli bir amel ve ibadetle bana yaklaşamaz.

Kulum bana yaptığı nafile ibadetlerle de yaklaşır. Kulumun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli ve yürüyen ayağı olurum (onu kötü şeyleri dinlemekten, kötü şeyleri görmekten, helal olmayan şeylere el uzatmaktan, kötü yolda yürümekten alıkoyarım).

Eğer kulum benden bir şey dilerse onu veririm. Bana sığınırsa onu himaye ederim.

Kulum bana nafile ibadetlerle yaklaşır. Nihayet bana yaklaştıkça, ben onu severim.”

18-“Musa (AS):

-‘Ya Rabbi! Senin yanında kullarının hangisi azizdir?’ diye sordu.

Cenab-ı Hak:

-‘Öç almaya gücü yeterken, af ile muamele eden kimsedir’ buyurdu.”

19-“Musa (AS):

‘Çocuğunu kaybeden bir kadını taziye edip teselli eden kimsenin mükafatı nedir?’ diye sordu.

Rabbı O’na:

-‘Onu, gölgemden başka gölge bulunmayan kıyamet gününde, onu barındıracağım.

Kullarımdan birinin vücudunu, malını veya çocuğunu bir musibete uğrattığımda o kulum bunu iyi bir sabır ile karşılarsa, kıyamet gününde o kimse için amel defteri açmaktan hayâ ederim.”

20-“Ben kıyamet gününde şu üç çeşit insanın hasmıyım: 1- Benim adıma yemin eder; sonra yeminini bozar, yerine getirmeyenin,

  • Hür bir insanı köle diye satanın,
  • Bir iş gördürmek için bir işçi tutar ve işini gördürür de sonra ücretini vermeyenin.”

21-“Akrabanızı görüp gözetin; dünyada hayatınızı uzatır, ahrette de sizin için hayırlı olur.

Bir kimse hayatının uzama-sından ve rızkının bollaşmasından hoşlanırsa, o kimse hızım ve akrabalarını gözetsin.”

22-“Ey Ademoğlu!

İhtiyacından fazlasını fukaraya dağıtman senin için daha hayırlıdır. Onu vermemen senin için şerdir. Veren el, alan elden hayırlıdır. İnfaka önce yakınlarından başla.

Dünyada kendisine mal ihsan edilen kimse huzura geldi.

Cenab-ı Hakk ona:

-‘Dünyada bu mal ile ne yaptın?’ diye sordu. O da:

-‘Ya Rabbi! Borçlulara kolaylık gösterdim, darda olanlara mühlet verdim.’cevabını verince, Rabbı ona:

-‘Ben kolaylık göstermeye senden daha layıkım’ dedi.

Meleklerine:

-‘Kulumun kusurlarını affediniz’ buyurdu.”

23-“İki ortaktan biri arkadaşına hiyanet etmedikçe, onların üçüncü ortağı benim. Biri diğerine hiyanet edince, ben aralarından çekilirim.”

24-“Bir mü’min kulumun iki gözünün nurunu aldığım zaman o kimse sabredip,

Allah’tan ecir beklerse, onun mükafatı cennettir. Onu cennete koyarım.”

25-“Kaza ve kaderime (takdirime) razı olmayan kimse, kendisine benden başka bir Rab arasın”

26-“Sizden evvel geçen bir ümmet içinde yarası olan bir kimse vardı; acısına dayanamayıp elini kesti. Kanı dinmediğinden nihayet öldü. Bunun üzerine Rabbi: ‘Kulum bana kendiliğinden acele ederek geldi. Ben de ona cenneti haram kıldım.’ buyurdu.”

27-“Ey insanoğlu! Hergün dünya sana şöyle diyor:

-‘Sırtımda gezip dolaşıyorsun. Fakat son durağın karnımdır. Bugün sırtımda gülüyorsun; fakat, yarın böcekler karnımda seni yiyecek.’ Kabir de sana şöyle diyor:

-‘Ey insanoğlu! Ben hem hesap sorma, hem vahşet hem de yalnızlık eviyim. O halde beni tamir et, beni ihmal edip unutma.”

28-“Ey İnsanoğlu! Damda yanan lamba, karanlık eve fayda vermediği gibi çirkin işleriniz yanında iyi sözleriniz de bir fayda vermez.

Ey insanoğlu! İbadet ve işlerini ancak benim rızama uygun yap.

Ey insanoğlu! Bil ki ben ancak benim rızam için yapılmış olan ameli kabul ederim.”

29-“Ey insanoğlu! Mahlukatıma lanet etmeyiniz. Yoksa lanet size döner.

Ey insanoğlu! Suyu tatlı tatlı içiyorsun da bana hamd etmi-yorsun. Afiyetle yemek yiyorsun da bana şükretmiyorsun. Haramdan kaçınmıyor, günah kazanıyorsun. Ateşten korkmuyorsun. Rahmanın gazabından da sakınmıyorsun.

30-“Ey insanlar! Dünya ibret almak için yaratılmış bir yerdir; güvenilecek bir yer değildir. O Halde dünyaya itibar etmeyiniz. Çünkü geçicidir. Nimetleri yok olmaya mahkumdur. Hayatı da kesiktir. Öyle ise size ölüm gelmeden önce iyi iş ve amellerle ölüme hazır olunuz. Sizden evvel gelip geçen babalarınız nerede? Bu size bir ibret olarak yeter.

Kim geçici bir nimeti kısa bir hayatı ve devamsız bir zevki severse, kendine zulmetmiş, Rabbı’na isyan etmiş, ahreti unutmuş, dünyası da onu aldatmıştır. Çok mal

ahrette azab çokluğu içindir.”

31-“Ey insanoğlu! Senin vücudun, et ve kandan ibarettir. O halde bunları helal şeylerle besle. Eğer işini dürüst yaparsan, etin ve kanın, cennete hak kazanır. Zira cennete haram ve şüpheli şeyler girmez. Lamba gibi olma. Çünkü; lamba insanlara ışık verse de kendini yakar.

Ey insanoğlu! Bilesin ki; helal sana damla damla gelir; haram ise sel gibi gelir. Kimin yaşayış ve rızkı saf olursa, dini de saf olur.”

32-“Yapmadığınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Sakınmadığınız şeylerden niçin sakındırıyorsunuz? Yapmadığınız şeyi niçin emrediyorsunuz? Yoksa size cehennemden kurtuluş belgesi mi geldi. Yoksa cennete girişiniz mi gerçekleşti. Yoksa size Rahman’ın azabından kurtuluş beratı mı var?

Nimet sizi şaşkına çevirdi, israf ediyorsunuz. Size edilen bol ihsanlar sizin ahlakınızı bozdu. Arzu ve istekleriniz sizi Allah’a karşı aldattı.

Dünyanın lezzetiyle tuzak kurması halindeki durumunuz, bala düşen sineğe benzer, her kıpırdayışta helak olur.”

33-“Ey insanlar! Tedbir gibi yaşayış yok, eziyet etmekten sakınmak gibi güzel takva yok. Edepten daha güzel bir şeref yok. Tevbe gibi makbul bir yardımcı yok. İlim gibi kıymetli bir ibadet yok. Cahillikten daha kötü bir fenalık yoktur.

Ey insanoğlu! Bana ibadet için zaman ayır ki, seni ihtiyaçtan kurtarayım. Evini rızıkla doldurayım, vücuduna rahatlık vereyim. Beni anmaktan bana ibadet etmekten gafil olma. Eğer gafil olursan seni ihtiyaç içinde bırakırım, vücuduna zahmet veririm, kalbine de sıkıntı bırakırım.

34-“Ey insanoğlu! Günahları toplayıp, sırtına alma. Çünkü hangi günahtan dolayı sana azab edeceğimi bilemezsin. Böylece rızkını daraltırım, duana karşılık vermem.

Ben sizin şeklinize ve güzel-liğinize bakmam. Ancak sizin niyetlerinize ve kalplerinize bakarım.”

35-“Ey insanoğlu! Tevbe ederek, Salih amel işleyerek kendi nefsine ikramda bulun. Günahlar işleyerek kendini cehennem azabına hazırlama.

Ey insanoğlu! Seni dilsiz yaratmış olsaydım, konuşamazdın. Seni kör yaratsaydım göremezdin. Sağır yaratsaydım işitemezdin. O halde üzerinde olan nimetlerimin kıymetini bil de bana şükret, beni inkar etme. Zira dönüşün banadır.

Ey insanoğlu! Ölüm gelmeden önce kendin için çalış. Günahlarını azımsama, küçümseme, seni aldatmasın.

Çünkü günahların ardında cehennem vardır.

Dünya hayatı ve arzuları seni tevbe etmekten asla meşgul edip alıkoymasın. Tevbeyi geciktirirsen pişman olursun.

Zekatını vermezsen, onda yoksul hakkı vardır, senin üzerine bir zalim musallat ederim ki; o zalim senin elinden malını alır, sana da bundan bir sevap vermem.

Ey insanoğlu! Dünya zevkleri senin karşına gelince, ölümü hatırla. Günah işlemeyi kastettiğin zaman tevbeyi hatırla. Mal kazandığın zaman hesap vermeyi hatırla. Yemeğe oturduğun zaman aç olanı hatırla. Zayıfa zulmetmeyi düşündüğün zaman Allah’ın senin üzerindeki kudretini hatırla. Eğer Allah dileseydi onu senin üzerine salar, onu sana musallat ederdi.”

36-“Ey Musa! Beni dinle; faiz yiyiciyi, ana – babaya asi olanı, Rahman’ın gazabı ve cehennemin kat kat azabı ile müjdele.

Ey insanoğlu! Kalbinde katılık, vücudunda hastalık, rızkında darlık, malında noksanlık bulduğu zaman bil ki; sana fayda sağlamayan söz söylüyorsun.

Ey insanoğlu! Lisanın düzelmedikçe, kalbin düzelmez. Benden haya etmedikçe de lisanın düzelmez. Sen şeytanı razı kılmışken, benden nasıl haya edersin?

Ey insanoğlu! İnsanların ayıplarına bakıp kendi ayıbını unuttuğun zaman, şeytanı razı etmiş, Rahmanı da gazablandırmış olursun.

Ey insanoğlu! Dilin senin arslanındır; eğer onu salıverirsen, seni yer”

37-“Ey insanoğlu! Ahiret yolculuğundasınız; azığı çoğaltın, çünkü yol uzundur.

-Vasıtaları yenileyiniz; çünkü deniz derindir.

– İhlasla amel ediniz; çünkü onu kabul edecek olan Allah, her şeyi olduğu gibi gören ve bilendir.

-Kafirlere rıza göstermeyerek cehennemden uzaklaşınız.

-İyi kimseleri severek cennete giriniz. Allah iyilik edenlerin mükafatını zayetmez.”

38-“Ey insanoğlu! Dünya sevgisini kalbinden çıkar. Çünkü ben dünya sevgisi ile benim sevgimi asla bir kalpte cem etmem.

-Takva sahibi ol, amelini gösterişten arındır.

-Beni zikredip anmak için zaman ayır ki; ben de seni meleklerin yanında anayım.

Ey insanlar! Ne zamana kadar şeklen ‘Allah’ diyeceksiniz? Allah kalplerinizde olanı bilir. Eğer bilseydiniz meşguliyetiniz ve gayeniz Allah’tan başkası için olmazdı. Allah’tan başkasından da korkmazdınız. O halde, Allah’tan mağfiret dileyin ve günah işlemekte ısrar etmeyin. Bilin ki günahta ısrar ederek, mağfiret dilemek, yalancıların tevbesidir.”

39-“Ey insanoğlu! Dünya ile ferahlama. Çünkü; dünyada devamlı kalıcı değilsin.

-Allah’a karşı ibadette sabırlı ol. Bil ki Allah sana her zorluğa karşı yardımcı olur.

-Fakirlikten korkma. Çünkü; senin üzerinde karar kılmış değildir.

-Allah’ın rahmetinden ümidini kesme. Çünkü; Allah affedicidir.

-Günahı terk et. Çünkü; o günah işleyeni cehenneme sürükler.

Ey insanoğlu! Dua senden, kabul etmek benden. Tevbe senden, kabul benden. Şükretmek senden, ziyade vermek benden. Sabır senden, yardım benden.

Eğer kulumun kalbinde dünya meşguliyeti ağır basıyorsa, ben onun kalbini ihtiyaçla meşgul ederim. Ona ölümü unuttururum. Ona mal toplama hastalığı veririm ve onu ahretten gafil bırakırım.

Eğer ahret meşguliyeti üstünse, onun da gayretini bana yöneltirim, başkalarını ona hizmet ettiririm. Kalbine

zenginlik, bedenine rahatlık veririm.”

40- Ey insanoğlu! Az bir günaha sabrederek ileri gitmemen, cehennem azabının çoğuna katlanmandan daha kolaydır. İbadetin azına sabredip devam etmen de sana uzun rahmet getirir. Abdestsiz olduğun halde sana bir musibet isabet ederse, sen suçu başkalarında arama.

Ey insanoğlu! Hayır işle. Çünkü hayır; cennetin anahtarıdır. Kötülükten sakın; çünkü o da cehennemin anahtarıdır.

Bil ki bedenin toprak olmak içindir. Topladığın mal mirasçılar içindir. Nimet başkasının, hesap vermek başkasınındır. Azap çekmek ve pişman olmak sana kalır.

Mezarda arkadaşın, işlediğin hayırlı ameldir. Sen, hesaba çekilmeden önce kendini hesaba çek. Bana ibadete devam et, bana isyan etmekten sakın. Sana verdiğime razı ol ve bana şükret.

Ey insanoğlu! Günah işlerken gülen kimseyi, ağlar olduğu halde ateşe atarım. Çok zengin vardır ki; ağlarken onu cehenneme koyduğum zaman, o fakir olmayı temenni edecektir.

Benden korkarak, ağlayan kimseyi, güler halde cennete koyarım.

Ey insanlar! Ölüm hakkında sizin duyduklarınızı ve bildiklerinizi hayvanlar bilseydi, yemeden – içmeden kesilirlerdi.

-Ölümün acısı ve ölüm ötesi gizlenmeseydi, gece uyuyamaz, gündüz yerinde duramazdın.

-Gençliğine güvenme. Nice genç vardır, ihtiyarlamadan ihtiyardan önce ölmüştür.

-Sonu ölüm olan kimse, dünya ile nasıl neşelenir.

-Evi de kabir olan kimse, dünyadaki evi ile nasıl gururlanır.

-Şükrünü eda ettiğin az mal, şükrünü eda etmediğin çok maldan hayırlıdır.

-Senin için malın hayırlısı, senden önce gönderdiğindir.

Kötüsü ise dünyada geri bıraktığındır.

KUTSİ HADİSLERİN KAYNAĞI

  1. H.H. Erdem İlahi Hadisler: 1-2
  2. H.H. Erdem İlahi Hadisler: 8-14
  3. H.H. Erdem İlahi Hadisler: 9-19-26
  4. H.H. Erdem İlahi Hadisler: 11
  5. H.H. Erdem İlahi Hadisler: 23
  6. H.H. Erdem İlahi Hadisler: 25
  7. H.H. Erdem İlahi Hadisler: 27-72
  8. H.H. Erdem İlahi Hadisler: 28
  9. H.H. Erdem İlahi Hadisler: 30
  10. H.H. Erdem İlahi Hadisler: 31
  11. H.H. Erdem İlahi Hadisler: 33
  12. H.H. Erdem İlahi Hadisler: 35-36
  13. H.H. Erdem İlahi Hadisler: 39
  14. H.H. Erdem İlahi Hadisler: 43-75-84
  15. H.H. Erdem İlahi Hadisler: 53
  16. H.H. Erdem İlahi Hadisler:59-73-86
  17. H.H. Erdem İlahi Hadisler: 61-62
  18. H.H. Erdem İlahi Hadisler: 64
  19. H.H. Erdem İlahi Hadisler:65-72
  20. H.H. Erdem İlahi Hadisler: 66
  21. H.H. Erdem İlahi Hadisler:67-68
  22. H.H.Erdem İlahi Hadisler:69-70-91
  23. H.H. Erdem İlahi Hadisler: 71
  24. H.H. Erdem İlahi Hadisler: 79
  25. H.H. Erdem İlahi Hadisler: 81
  26. H.H. Erdem İlahi Hadisler: 90
  27. A.Fikri Yavuz Kutsi Hadis: 5
  28. A.Fikri Yavuz Kutsi Hadis: 7
  29. A.Fikri Yavuz Kutsi Hadis: 9
  30. A.Fikri Yavuz Kutsi Hadis: 11
  31. A.Fikri Yavuz Kutsi Hadis: 15-33
  32. A.Fikri Yavuz Kutsi Hadis: 16
  33. A.Fikri Yavuz Kutsi Hadis: 20
  34. A.Fikri Yavuz Kutsi Hadis: 21
  35. A.Fikri Yavuz Kutsi Hadis: 22-39
  36. A.Fikri Yavuz Kutsi Hadis: 23
  37. A.Fikri Yavuz Kutsi Hadis: 26
  38. A.Fikri Yavuz Kutsi Hadis: 31
  39. A.Fikri Yavuz Kutsi Hadis: 34
  40. A.Fikri Yavuz Kutsi Hadis: 35
0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir